İçeriğe geç

Araştırma Altyapısı ve Erişim

AES dijital araştırma altyapısının yöntemsel işlevi, kamusal araştırma iletişimi, açık araştırma, akademik kullanım ve yeniden kullanım ilkeleri.

AES’te dijital altyapı, araştırma tamamlandıktan sonra eklenen bir sergileme katmanı olarak değil; verinin nasıl tanımlandığını, ilişkilendirildiğini, doğrulandığını, sorgulandığını ve yeniden kullanılabildiğini belirleyen yöntemsel bir araştırma bileşeni olarak tasarlanmıştır. Bu nedenle kamusal arayüz ile araştırma veri modeli arasında doğrudan bir süreklilik kurulmuş; aynı korpusun farklı araştırma soruları için farklı görünümler altında incelenebilmesi sağlanmıştır.

Dijital Araştırma Altyapısının Yapısı

Araştırma verisi; varlıklar, ilişkiler, kaynaklar, iddialar, kanıtlar, terminoloji, coğrafi bağlam, medya ve sürüm bilgileri birbirinden ayrıştırılarak yapılandırılmaktadır. Bu ayrım sayesinde kamusal bir profil metni ile bu metni destekleyen kaynak veya kanıt aynı veri düzeyi olarak kabul edilmemekte; bilginin hangi araştırma süreci sonunda üretildiği izlenebilir hâle getirilmektedir.

01

Kararlı Araştırma Varlıkları

El sanatı, usta, motif, yer, yayın, sergi ve diğer araştırma nesneleri kalıcı AES kimlikleriyle tanımlanmaktadır.

02

İlişkisel Model

Varlıklar arasındaki teknik, terminolojik, coğrafi, bibliyografik ve kültürel bağlar tanımlı ilişki türleriyle kaydedilmektedir.

03

Kaynak ve Kanıt Zinciri

İddiaların dayandığı akademik, kurumsal, sözlü, görsel veya arşivsel kaynaklar ayrı kayıtlar olarak izlenmektedir.

04

Terminoloji ve Sürüm

Yerel adlandırmalar, çok dilli eşdeğerler, doğrulama durumları ve değişiklik geçmişi araştırma bağlamının parçası olarak korunmaktadır.

Araştırma Sonuçlarının Kamusal İletişimi

Proje kapsamında geliştirilen kamusal yüzeyler yalnız veri görüntüleme araçları olarak değil, araştırma sonuçlarının farklı kullanıcı grupları tarafından anlaşılabilmesi ve sorgulanabilmesi için tasarlanmış araştırma iletişimi araçları olarak kullanılmaktadır. Profil arşivlerinde tanımlayıcı ve bağlamsal bilgi; Kültür Haritasında coğrafi dağılım ve araştırma yoğunluğu; Bilgi Arşivinde kaynak, bulgu, kanıt ve bibliyografik ilişkiler; Gözlemevinde bilgi üretimi, araştırma güvenirliği, sürdürülebilirlik, yeniden kullanım ve kamusal dolaşım; Terimler Sözlüğünde ise kontrollü terminoloji ve çok dilli kavramsal ilişkiler görünür hâle getirilmektedir.

Dijital sergiler, yayınlar, atölyeler ve diğer görsel iletişim çıktıları, aynı araştırma korpusundan üretilen bilginin yalnız akademik uzmanlara değil daha geniş kamulara aktarılmasını sağlayan tamamlayıcı katmanlar olarak kullanılmaktadır. Böylece araştırma sonuçlarının iletişimi, araştırmadan kopuk bir tanıtım faaliyeti olarak değil, projenin araştırma tasarımına dâhil edilmiş bir süreç olarak ele alınmaktadır.

Açık Araştırma ve Yeniden Kullanılabilirlik

AES’te açık araştırma, yalnızca içeriklerin çevrim içi erişime açılması olarak tanımlanmamaktadır. Araştırma kayıtlarının kararlı kimliklerle tanımlanması, kaynak ve sürüm bilgilerinin korunması, mümkün olan veri yüzeylerinde yapılandırılmış dışa aktarımların sağlanması ve bir bilginin hangi bağlamda üretildiğinin izlenebilmesi yeniden kullanımın ön koşulları olarak kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, araştırma verisinin başka çalışmalar tarafından eleştirel olarak incelenebilmesini ve yeni sorular doğrultusunda yeniden kullanılabilmesini desteklemektedir.

Yeniden kullanımın kapsamı lisans, kişisel veri, kültürel hassasiyet ve üçüncü taraf haklarıyla sınırlandırılabilmektedir. Açık erişim, tüm materyalin koşulsuz biçimde serbest olduğu anlamına gelmemekte; her veri ve medya türü kendi hak ve kaynak koşulları içinde değerlendirilmektedir.

Araştırma Kayıtlarının Akademik Olarak Okunması

Bir AES profili kapalı ve değişmez bir ansiklopedi maddesi olarak değil, belirli bir tarih ve veri kapsamındaki araştırma durumunu yansıtan sürümlü bir kayıt olarak değerlendirilmelidir. Profil metni bağlamsal bir sentez sunarken; AES kimliği, doğrulama durumu, terminoloji, ilişkiler, belgelenmiş örnekler, kaynaklar ve kanıt bağlantıları bu sentezin dayanaklarını ve sınırlarını göstermektedir. Bu nedenle bir kaydın yalnız özet anlatısına dayanılarak yorum yapılması yerine, ilişkili veri ve kaynak katmanlarının birlikte incelenmesi önerilmektedir.

Benzer biçimde Kültür Haritası, Bilgi Arşivi ve Gözlemevi’nde görülen nicel yoğunluklar doğrudan kültürel önem, tarihsel yaygınlık veya nedensellik göstergesi olarak kabul edilmemektedir. Gözlenen dağılımlar aynı zamanda AES korpusunun mevcut belgeleme yoğunluğunu, kaynak erişimini ve araştırma kapsamını yansıtmaktadır.

Atıf, Kaynak Sorumluluğu ve Karşılaştırmalı Kullanım

AES kayıtlarının akademik çalışmada kullanılması durumunda profil başlığı, kararlı AES kimliği, sürüm veya erişim tarihi ve sayfada sunulan atıf bilgisi birlikte değerlendirilmelidir. Bir profilin kaynakçasında gösterilen özgün eser ile AES tarafından üretilen sentez aynı kaynak değildir. Araştırmacının kullandığı bilginin AES sentezinden mi, yoksa AES’in yönlendirdiği özgün kaynaktan mı alındığı açık biçimde ayrıştırılmalıdır.

Karşılaştırmalı çözümlemelerde kayıt türü, coğrafya, teknik, malzeme, motif, terminoloji, zaman, kaynak türü ve doğrulama düzeyi mümkün olduğunca birlikte ele alınmalıdır. Terminolojik benzerlik kavramsal özdeşlik; coğrafi yakınlık ise tarihsel aktarım ilişkisi için tek başına yeterli kanıt olarak değerlendirilmemektedir.

Erişim ve Yorumlama Sınırları

Eksik kayıt, yokluk kanıtı olarak yorumlanmamaktadır. Bir motifin, tekniğin, ustanın veya terminolojik karşılığın belirli bir coğrafyada henüz kaydedilmemiş olması, söz konusu unsurun o bölgede bulunmadığını göstermemektedir. Aynı biçimde yüksek kayıt sayısı kültürel önemin doğrudan ölçüsü değildir. Araştırma erişimi, kaynak bulunabilirliği ve belgeleme yoğunluğu kamusal görünürlüğü etkileyebilmektedir.