İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Grafik Tasarımı Bölümü (GRA) tarafından geleneksel hale getirilen “15 Nisan Dünya Sanat Günü Çevrimiçi Karma Resim Sergisi”nin dördüncüsü açıldı. 170’in üzerinde başvurunun kabul edildiği sergide; resimden heykele, çini ve seramikten grafik sanatlara uzanan farklı disiplinlerde üretilmiş eserler dijital ortamda bir araya getirildi.
Leonardo da Vinci’nin doğum günü olması nedeniyle dünya genelinde 15 Nisan’da kutlanan Dünya Sanat Günü, İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) bünyesinde düzenlenen çevrimiçi sergiyle sanat izleyicileriyle buluştu. Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Grafik Tasarımı Bölümü (GRA) tarafından bu yıl dördüncü kez gerçekleştirilen “15 Nisan Dünya Sanat Günü Çevrimiçi Karma Resim Sergisi”, farklı üretim pratiklerini ve sanatsal disiplinleri aynı dijital sergileme ortamında buluşturdu.
Gelenekselleşen etkinlik, bu yıl 170’in üzerinde başvuru alarak geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Sergide resim, heykel, çini, seramik ve grafik tasarım başta olmak üzere farklı teknik ve ifade biçimleriyle üretilen eserler dijital ortamda izleyiciye sunuldu. Farklı disiplinlerin aynı sergileme yapısı içinde bir araya gelmesi, güncel sanat üretiminin çeşitliliğini görünür kılarken sanat eserlerinin dijital ortam aracılığıyla daha geniş bir izleyici kitlesine erişmesine de olanak sağladı.
Sergiye Grafik Tasarımı Bölümü’nü temsilen akademisyenler de eserleriyle katıldı. Prof. Dr. İsmet Çavuşoğlu, Prof. Dr. Metin Kuş, Prof. Dr. Aysun Cançat, Doç. Dr. Nuri Sezer, Dr. Öğr. Üyesi Erdem Çağla ve Arş. Gör. Dr. Ceren İren, sanatsal üretimleriyle sergide yer aldı. Akademisyenlerin üretici kimlikleriyle sergiye katılımı, akademik bilgi üretimi ile uygulamaya dayalı sanat ve tasarım pratikleri arasındaki ilişkiyi görünür hale getirirken öğrenciler ve genç sanatçılar açısından da farklı üretim yaklaşımlarının izlenebileceği bir paylaşım alanı oluşturdu.
Etkinlik, AES’in sanat, tasarım ve kültürel üretimlerin belgelenmesi, dijital ortamda erişilebilir kılınması ve farklı üretim pratikleri arasındaki ilişkilerin görünür hale getirilmesine yönelik yaklaşımıyla da kesişmektedir. Özellikle çini ve seramik gibi geleneksel üretim alanlarının resim, heykel ve grafik sanatlar gibi farklı disiplinlerle aynı sergileme ortamında yer alması; geleneksel ve güncel üretim biçimleri arasındaki sürekliliğin, dönüşümün ve disiplinlerarası etkileşimin izlenebilmesi açısından anlamlıdır. Bu yönüyle çevrimiçi sergi, AES kapsamında ele alınan dijital belgeleme, kültürel aktarım, kamusal erişim ve görsel kültürün korunması başlıklarıyla ilişkilendirilebilecek bir sanatsal üretim ve paylaşım pratiği sunmaktadır.
Dijital sergileme modeli aynı zamanda fiziksel mekânın sınırlarını aşarak sanat üretimlerinin çevrimiçi dolaşıma açılmasını sağlamakta; eserlerin görünürlüğünün ve erişilebilirliğinin artırılmasına katkıda bulunmaktadır. Bu yaklaşım, AES’in kültürel ve sanatsal üretimleri yalnızca arşivlenen nesneler olarak değil, üretici, eser, teknik, disiplin ve kültürel bağlam arasındaki ilişkiler üzerinden belgelenebilen dinamik bir bilgi alanı olarak değerlendiren araştırma yaklaşımıyla örtüşmektedir.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak, sanatın kamusal ve dijital alandaki görünürlüğünü artıran bu etkinliğin gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve katılımcı sanatçıları tebrik ederiz.
