Biyografi
İrfan Şahin, 1942 yılında Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Eğridere’de doğmuştur. İlkokulun ardından Mersin’de astsubay okuluna başlamış, ancak ailesinin ekonomik koşulları nedeniyle eğitimini yarıda bırakarak Biga’ya dönmüştür. Henüz on üç yaşındayken bir meslek edinme isteğiyle saraçlığa yönelmiş ve dönemin tanınmış Biga saraçlarından Mustafa Turabi’nin yanında çıraklığa başlamıştır. Eyer, yular ve koşum takımı üretiminin gerektirdiği deri bilgisi, kesim, dikiş ve ölçülendirme becerileri daha sonra kispet ustalığının teknik temelini oluşturmuştur.
Askerlik dönüşünde ustasının yanında çalışmayı sürdüren Şahin, Mustafa Turabi’nin 1967’de vefatından sonra kispet üretimine daha yoğun biçimde yönelmiştir. 1968’den itibaren yağlı güreş pehlivanlarının siparişlerini karşılayan usta, uzun yıllar Biga’daki küçük atölyesinde üretim yapmıştır. Pehlivanlar için tam boy kispet dikimini 2017’de bırakmış olmakla birlikte zanaatla bağını koparmamış; maket ve küçük ölçekli kispetler hazırlayarak üretim bilgisini görünür tutmayı sürdürmüştür. 2025 tarihli söyleşisinde meslek yaşamı boyunca yaklaşık 16.500 kispet diktiğini belirtmektedir.
Ustalık Alanları
Deri Giyim, Ayakkabı, Eşya ve Bezeme Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleSaraçlık, Eyer ve Koşum Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleGeleneksel Kispet Yapım ve Dikim Ustalığı
El Sanatı Profilini İnceleTeknik Repertuar
Malzemeler ve Araçlar
Kispetin temel malzemesi tabaklanmış deridir. Şahin’in meslek yaşamı, yağlı güreş giysisinde manda derisinden daha hafif ve yumuşak dana derisine geçişin canlı tanıklıklarından birini sunmaktadır. Usta, eski manda derisi kispetlerin yağlandığında çok ağırlaşabildiğini, tabakhane teknolojisinin gelişmesiyle 1960’ların ortalarından itibaren daha yumuşak dana derisinin yaygınlaştığını anlatmaktadır. Keçe, dikiş ipliği, kasnakta kullanılan sağlam ip/halat bileşenleri ve çiriş türü yapıştırıcılar yapısal üretimin tamamlayıcılarıdır. Sirke ve zeytinyağı ise kispetin kullanım öncesi yumuşatılması ve bakımında yer almaktadır.
Araç repertuvarında mezura, kalıp/şablon, terzi makası, dikiş iğnesi ve dikiş makinesi modern ve geleneksel üretim süreçlerini birbirine bağlamaktadır. Bıçkı, biz ve muşta kispetçiliğe özgü deri işleme pratiğinin temel el araçları arasındadır. Şahin’in Biga’daki atölyesinde koruduğu yaklaşık 120 yıllık dikiş makinesi, üretim tekniğinin tarihsel sürekliliğini gösteren maddi bir çalışma aracıdır. Araçların değeri yalnız yaşlarında değil, ustanın el alışkanlığı, malzeme bilgisi ve ölçü hassasiyetiyle birlikte kullanılmalarında ortaya çıkmaktadır.
Üslup ve Estetik Dil
Şahin’in kispetlerinde estetik dil, nesnenin işlevsel yapısından ayrılmamaktadır. Ustanın mesleki itibarı kaynaklarda özellikle ölçü doğruluğu, sağlamlık ve dikiş kalitesinden taviz vermemesiyle açıklanmaktadır. Pehlivanın bedenine gereğinden gevşek veya dar oturan bir kispet hareketi sınırlayabileceğinden, oran ve kesim tasarımın temel ölçütüdür. Kasnak, hazne ve paça arasındaki geçişlerin düzgün kurulması, yüzeydeki dikiş çizgilerinin dengesi ve derinin gerilim yönleri estetik bütünlüğü doğrudan belirlemektedir.
Ticaret Bakanlığı’nın kispetçilik kaydı, İrfan Şahin’in bezeme repertuvarında çoğunlukla geometrik formların görüldüğünü belirtmektedir. Bu geometrik düzenlemeler, dikiş çizgileri ve yüzeyi bölen tekrarlar aracılığıyla oluşturulmakta; bezeme ile yapısal pekiştirme aynı yüzeyde buluşmaktadır. Mevcut kaynaklar belirli bir yıldız, yaprak veya başka adlandırılmış motifin Şahin’in tekil eserlerinde sürekli ve provenanslı biçimde kullanıldığını gösterecek ayrıntılı görsel korpus sunmamaktadır. Bu nedenle profilde geometrik bezeme karakteri açıklanmakta, ancak kanıtlanmamış exact motif kimlikleri üretilmemektedir.
Eserler / AES Korpusu
Şahin’in eser korpusunun merkezinde, yağlı güreş pehlivanları için kişiye özel hazırlanan tam boy kispetler bulunmaktadır. Ustanın 2025 tarihli beyanına göre meslek yaşamındaki toplam üretim yaklaşık 16.500 kispet düzeyine ulaşmıştır. Bu sayı atölye envanteriyle doğrulanmış katalog toplamı değil, ustanın kendi meslek yaşamı hesabıdır; buna karşın altmış yılı aşan üretim ölçeğini görünür kılmaktadır. İbrahim Karabacak, Mehmet Ali Yağcı, Fehmi Özkan, Sabri Acar, Mustafa Bük, Nazmi Uzun, Aydın Demir, Ahmet Taşçı ve Gazanfer Bilge, Şahin’in kispet diktiği pehlivanlar arasında adı kaynaklarda açıkça geçen isimlerdir.
2017’de pehlivanlar için aktif tam boy üretimi bıraktıktan sonra maket ve minyatür kispetler yapmaya devam etmiştir. Bu küçük ölçekli üretimler, tam boy kispetin parçalarını ve yapım mantığını ziyaretçilere gösterebilen öğretici nesnelere dönüşmektedir. Şahin ayrıca müze ve özel sunum amacıyla kispet ürettiğini, Türkiye’deki ve ABD’deki müzelere örnekler hazırladığını belirtmiştir. Ancak tekil eserlerin ölçü, tarih, koleksiyon, fotoğraf ve provenans bilgilerinin merkezi bir katalogda birleştirilmemiş olması korpusun en belirgin belgeleme boşluğudur.
Sergiler
Şahin’in kamusal görünürlüğü klasik kişisel sergilerden çok geleneksel el sanatları festivalleri, yağlı güreş çevresi ve uygulamalı tanıtım ortamlarında gelişmiştir. 2019 yılında Çanakkale İskele Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen Altın Eller Geleneksel El Sanatları Festivali’ne katılmış, standında kispetlerini sergilemiş ve ziyaretçilere mesleğin üretim özelliklerini anlatmıştır. Bu tür etkinlikler, kispetin yalnız güreş sırasında görülen bir spor giysisi olmaktan çıkarak deri işçiliğinin teknik ayrıntılarıyla birlikte kamusal olarak okunmasını sağlamaktadır.
Kırkpınar ve diğer yağlı güreş organizasyonları ise Şahin’in üretiminin doğal sergileme alanıdır. Kispet, müze vitrini için tasarlanmış bağımsız bir nesneden önce pehlivanın hareketi içinde sınanan işlevsel bir giysidir. Ustanın pehlivanlarla kurduğu uzun süreli ilişki, eserlerinin görünürlüğünü er meydanlarına taşımıştır. 2017 sonrasında yaptığı maket kispetler ve atölyede sakladığı örnekler, ziyaretçilere yapım bilgisini aktarabilen küçük bir çalışma/arşiv ortamı oluşturmaktadır.
Motif Repertuarı
İrfan Şahin’in kispetlerinde bezeme, deri yüzeyine eklenen bağımsız bir süsleme katmanından çok dikiş sisteminin görsel düzeni içinde ortaya çıkmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın geleneksel meslekler kaydı, ustanın kispet desenlerinin çoğunlukla geometrik formlardan oluştuğunu belirtmektedir. Tekrarlanan dikiş çizgileri, kasnak ve ek yerlerini izleyen bordür benzeri düzenlemeler ile simetrik yüzey bölümlenmeleri, kispetin dayanıklılığıyla görsel ritmini aynı anda kurmaktadır.
Kispet literatürü, süslemenin kalıp, dikiş ve yüzey düzeniyle birlikte ele alındığını göstermektedir. Bununla birlikte İrfan Şahin’e ait eserlerin yüksek çözünürlüklü, tarihli ve provenanslı bir görsel kataloğu henüz erişilebilir değildir. Bu nedenle “geometrik” nitelemesi güvenilir biçimde kullanılabilmekte; ancak belirli bir motif adının ustanın bütün üretimine genellenmesi yöntemsel olarak savunulamamaktadır. AES motif ilişkileri yalnız tekil eserlerde açık biçimde saptanabilen ve Motif Taksonomisiyle exact eşleştirilebilen örnekler bulunduğunda kurulacaktır.
Eğitim ve Usta-Çırak Süreci
Şahin’in mesleki eğitimi, örgün bir sanat okulundan çok saraç dükkânının gündelik üretim düzeni içinde gelişmiştir. On üç yaşında Mustafa Turabi’nin yanında başlayan çıraklık, deriyi tanıma, ölçü alma, kesici ve delici el araçlarını kullanma, sağlam dikiş oluşturma ve hayvan koşum takımlarında yük taşıyan parçaları doğru biçimde birleştirme gibi beceriler kazandırmıştır. Kispet yapımı, bu deri işçiliği altyapısının yağlı güreş giysisine uyarlanmasıyla giderek ustanın temel çalışma alanına dönüşmüştür.
Şahin’in kendi anlatımına göre çıraklık ve kalfalık döneminin ardından askerlik hizmetini tamamlayarak Biga’ya dönmüş, ustasının yanında yeniden çalışmıştır. Mustafa Turabi’nin 1967’de vefatı, bağımsız üretime geçişte belirleyici bir eşik olmuştur. Dönemin pehlivanlarının desteği ve siparişleri, genç ustanın kispet üzerine yoğunlaşmasını sağlamıştır. Kaynaklarda ustasının kimliğine ilişkin farklı bir yerel anlatı da bulunmaktadır; ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı kaydı ile Şahin’in Anadolu Ajansına verdiği doğrudan söyleşi Mustafa Turabi adında birleştiğinden profilin ana aktarım hattı bu kaynaklar üzerinden kurulmuştur.
Gelenek Aktarımı
Uğur Kesen
Adem Kayın
Mehmet Derse
Murat Boncuk
Samsun, Denizli, Antalya ve Edirne’deki çırak/usta çevreleri
Zanaatı öğrenmek isteyenlere yapım sürecini göstermeye devam etmektedir
2019 Altın Eller festivalinde stand ziyaretçilerine kispet ve üretim hakkında bilgi verdi
Medya, Sözlü Tarih ve Kamusal Görünürlük
TRT Haber’in 20 Aralık 2019 tarihli dosyası, İrfan Şahin’in Biga’daki atölyesini ve altmış yılı aşan meslek deneyimini geniş izleyiciye taşımıştır. Kayıt, ustanın yağlı güreş çevresiyle kurduğu uzun süreli ilişkiyi, kispet üretimindeki malzeme ve teknik dönüşümleri ve özellikle manda derisinden daha hafif dana derisine geçişe ilişkin mesleki hafızasını görünür kılmaktadır. Bu yönüyle yayın, yalnız biyografik tanıtım değil, kispetçiliğin yakın dönem değişimini ustanın deneyimi üzerinden belgeleyen görsel-işitsel bir sözlü tarih kaydı niteliğindedir.
Diyanet TV’nin 18 Şubat 2020’de yayımlanan “Helal Kazancın Alın Teri” programı, İrfan Şahin’i atölye pratiği, üretim disiplini ve meslek etiği bağlamında görsel-işitsel olarak belgelemiştir. Program, kispet yapımının yalnız bitmiş ürün üzerinden değil, ustanın çalışma ortamı ve el emeğine dayalı üretim kültürü üzerinden okunmasına imkân vermektedir. Bu kayıt, Şahin’in ileri yaşına rağmen sürdürdüğü zanaat pratiğinin kamusal bellekte korunmasına katkı sağlayan kurumsal bir medya belgesi olarak değerlendirilmektedir.
Diyanet TV’nin 3 Ekim 2023 tarihli “Yaşayan Hazineler” programının 14. bölümü, İrfan Şahin’in kispet ustalığını Yaşayan İnsan Hazineleri çerçevesinde yeniden kayda geçirmiştir. Görsel-işitsel kayıt, ustayı yalnız tarihsel bir meslek temsilcisi olarak değil, deri işçiliği bilgisini ve kispet yapım geleneğini aktarmayı sürdüren yaşayan bir kültür taşıyıcısı olarak ele almaktadır. Böylece önceki haber ve söyleşilerle birlikte Şahin’in üretim, aktarım ve kamusal temsil çizgisini farklı tarihlerde izlemeye olanak veren süreklilikli bir medya korpusu oluşmaktadır.
Anadolu Ajansının 2022 ve 2025 tarihli doğrudan söyleşileri, İrfan Şahin’in meslek yaşamını kendi anlatımı üzerinden ayrıntılandıran başlıca sözlü tarih kaynaklarıdır. Bu kayıtlarda Mustafa Turabi’nin yanında başlayan çıraklık süreci, 1967–1968 dönemindeki ustalaşma eşiği, uzun yıllara yayılan kispet üretimi, yetiştirdiği çıraklar ve 2017 sonrasında sürdürdüğü maket kispet üretimi birlikte belgelenmektedir. 2025 söyleşisinde yaklaşık 16.500 kispetlik üretim hacminden ve atölyedeki tarihsel dikiş makinesinden söz edilmesi, ustanın kişisel hafızasını zanaatın maddi tarihine bağlayan önemli ayrıntılar sağlamaktadır.
Ödüller ve Kurumsal Kayıtlar
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’nde İrfan Şahin, “Kispet Yapımı” alanında 02.0018 envanter numarasıyla kayıtlıdır. Bakanlık profilinde kayıt yılı 2012 olarak gösterilmektedir. Bu kurumsal kayıt, Şahin’in yalnız uzun süreli üretim faaliyetini değil, kispetçilik bilgisini yeni kuşaklara aktarmadaki rolünü de belgeleyen temel resmî referanstır. Envanter statüsü, profil içinde bağımsız bir UNESCO ödülü olarak değil, Türkiye’nin somut olmayan kültürel miras koruma sistemi içinde oluşturulan ulusal bir tanıma ve belgeleme mekanizması olarak ele alınmaktadır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün 2012 faaliyet raporu, 11 Eylül 2012 tarihinde ilan edilen Yaşayan İnsan Hazineleri arasında İrfan Şahin’i “Kispet Ustası” olarak kaydetmektedir. Bununla birlikte bazı kurumsal ve basın kaynaklarında 2010 yılı seçim aşaması olarak ayrıca anılmaktadır. Profil bu iki tarihi tek bir olay gibi birleştirmemekte; seçim süreci ile resmî ilan, kayıt ve takdim aşamalarını birbirinden ayırmaktadır. Böylece kronoloji, farklı kaynakların kullandığı tarihleri görünür biçimde koruyarak Bakanlığın resmî envanter kaydını esas almaktadır.
İrfan Şahin, 2013 Çanakkale Turizm Haftası etkinliklerinde kentin turizmine katkı sağlayan isimler arasında takdir edilmiştir. Bu kayıt, kispetçiliğin yalnız yağlı güreş çevresinde işlevsel bir üretim alanı olarak değil, Çanakkale’nin yerel kültürünü ve geleneksel zanaat birikimini temsil eden bir değer olarak da görünürlük kazandığını göstermektedir. Şahin’in Biga merkezli üretiminin il ölçeğindeki kültür ve turizm etkinliklerinde tanınması, ustalığın yerel kurumsal hafızadaki yerini belgeleyen tamamlayıcı bir kayıt niteliğindedir.
Uluslararası Etki ve Aktarım Ağı
Ticaret Bakanlığı’nın geleneksel meslekler kaydı, İrfan Şahin’in Makedonya, Almanya ve İsviçre için de kispet ürettiğini belirtmektedir. Bu bilgi, Biga merkezli küçük ölçekli bir usta atölyesinin ürünlerinin Türkiye dışındaki kullanıcı ve çevrelere ulaştığını göstermektedir. Uluslararası dolaşım, seri üretim veya kurumsal ihracat ölçeğinde değil, ustaya bağlı sipariş ve zanaat ilişkileri üzerinden gelişmiş görünmektedir. Tekil kispetlerin alıcı, tarih ve koleksiyon bilgileri henüz ayrıntılı biçimde belgelenmediğinden bu alan profil içinde provenans araştırması gerektiren bir aktarım hattı olarak tutulmaktadır.
Şahin, 2025 tarihli söyleşisinde dünyanın 12 ülkesinden ziyaretçilerin Biga’daki atölyesine geldiğini ve kispet ustalığının ABD’ye kadar tanındığını belirtmiştir. Bu anlatı, uluslararası etkinin yalnız ürün dolaşımıyla sınırlı kalmadığını; atölye ziyaretleri, medya ilgisi ve zanaatın yerinde gözlemlenmesi yoluyla da geliştiğini göstermektedir. Atölyenin bu yönü, yerel bir üretim mekânını aynı zamanda kispetçiliğin anlatıldığı ve gösterildiği kültürel bir temas noktasına dönüştürmektedir. Ziyaretçi ülkelerine ilişkin ayrıntılı liste yayımlanmadığı için bu bilgi ustanın doğrudan beyanına dayalı sözlü tarih kanıtı olarak korunmaktadır.
İrfan Şahin, 2025 söyleşisinde Türkiye’de ve yurt dışında, ABD dâhil farklı yerlerdeki müzeler için kispet ürettiğini ifade etmektedir. Bu durum, esasen pehlivanın bedeninde kullanılan işlevsel bir güreş giysisinin müze ortamında kültürel temsil ve belgeleme nesnesine dönüşebildiğini göstermektedir. Bununla birlikte hangi kurumlara hangi tarihlerde, hangi ölçü ve özelliklerde eser gönderildiğini gösteren tekil müze envanterleri henüz profil kaynaklarında yer almamaktadır. Bu nedenle kayıt, uluslararası müze dolaşımının varlığını destekleyen güçlü bir sözlü tarih kanıtı olarak değerlendirilmekte, eser bazlı provenans ise açık araştırma konusu olarak korunmaktadır.
Miras ve Etki
İrfan Şahin’in mirası, altmış yılı aşan üretim deneyimi ile belgeli bir usta-çırak zincirinin birleşmesinde bulunmaktadır. 2025’te yaklaşık 16.500 kispet ürettiğini belirtmesi, zanaatın uzun dönemli ölçeğini gösterirken, asıl süreklilik Uğur Kesen, Adem Kayın, Mehmet Derse ve Murat Boncuk gibi isimlerin kispet yapımını farklı kentlerde sürdürmesinde görülmektedir. Şahin’in teknik bilgisi bu ustalar aracılığıyla yalnız kopyalanmamış, yeni makinelerin kullanılmasıyla daha hızlı üretim sistemlerine uyarlanmıştır.
Usta aynı zamanda kispetin malzeme tarihindeki dönüşümün canlı tanığıdır. Manda derisinin ağırlığından daha hafif dana derisine geçiş, tabakhane teknolojisi ile güreşçinin hareket gereksinimleri arasındaki ilişkiyi göstermektedir. 2017’de tam boy üretimi bırakması zanaatla bağını sona erdirmemiştir; maket kispetler, atölye ziyaretleri ve görsel-işitsel kayıtlar aracılığıyla üretim bilgisini görünür tutmaktadır. Şahin’in kalıcı katkısı, kispeti hem yüksek dayanım gerektiren bir deri giysi hem de Kırkpınar ve yağlı güreş kültürünün maddi hafızasını taşıyan bir el sanatı ürünü olarak sonraki kuşaklara aktarmasıdır.
Araştırma Boşlukları
İrfan Şahin’in biyografisi, ustalık alanı ve aktarım ağı birden fazla resmî ve birincil kaynakla güçlü biçimde belgelenmiştir. Bununla birlikte meslek tarihinin bazı ayrıntıları açık arşiv kayıtlarıyla kesinleştirilmeye ihtiyaç duymaktadır. Özellikle ustasının adı konusunda resmî Bakanlık profili ve Şahin’in doğrudan söyleşileri Mustafa Turabi’yi gösterirken, bazı ikincil/yerel yayınlarda farklı isimler geçmektedir. Bu çelişkinin aile, meslek odası veya tarihsel saraçlık kayıtlarıyla çözümlenmesi gerekmektedir.
Benzer biçimde yaklaşık 16.500 kispetlik üretim korpusunun tekil eser düzeyinde katalogu bulunmamaktadır. Pehlivan, tarih, ölçü, deri türü, onarım geçmişi ve güncel koleksiyon bilgilerini içeren bir eser envanteri ustanın üretim tarihini daha ayrıntılı incelemeyi mümkün kılacaktır. Uğur Kesen, Adem Kayın, Mehmet Derse ve Murat Boncuk dışındaki çırakların adları ve öğretim dönemleri; müzelere ve yurt dışına gönderilen kispetlerin provenansı; geometrik dikiş düzenlerinin exact motif eşleşmeleri ve atölyedeki tarihsel araçların üretim/provenans bilgileri gelecekteki saha çalışmasının öncelikli konularıdır.

















