Biyografi
Bekir Tekeli, 1932 yılında Kastamonu'ya bağlı Hacı Muharrem köyünde doğmuştur. Resmî biyografide, toprağı olmayan bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak zorlu bir çocukluk geçirdiği belirtilmektedir. 1940'lı yıllarda saz çalmaya ilgi duymuş ve ilk sazını da aynı dönemde yapmıştır. Bu erken dönem, onun müzik icrasına yönelmesinden çok çalgının yapısına ve üretimine ilişkin bir merakın başlangıcı olarak okunmalıdır; kanonik mesleki kimliği bağlama yapımcılığıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre 1960'lı yıllarda profesyonel olarak bağlama üretmeye başlamış, yaşamının ilerleyen döneminde Tekeli Kardeşler geleneğinin başlıca temsilcilerinden biri olmuştur. 11 Haziran 2013 tarihinde Kastamonu'da vefat etmiştir. 1977 tarihli alan çalışmasında doğum yılı 1933 olarak yazılmış olmakla birlikte, güncel resmî Bakanlık ve UNESCO Türkiye kayıtları 1932 yılını vermektedir; profil kimliği bu resmî yıl üzerinden kurulmuştur.
Ustalık Alanları
Müzik Aleti Yapım Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleAhşap Oyma ve Yontu Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleKemik ve Boynuz Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleSedef ve Kabuk Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleAhşap Kakma ve Yüzey Bezeme Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleTeknik Repertuar
Malzemeler ve Araçlar
Tekeli Kardeşler yapım geleneğinde malzeme seçimi, çalgının yapısal ve akustik işlevine göre yapılmaktadır. Tekne için dut, karaağaç ve kestane; sap için erik, armut, kayın ve benzeri sert keresteler; ses tablası için sık ve düz damarlı köknar kullanılmaktadır. Eşiklerde kemik veya manda boynuzu, burgularda kayın, peş parçalarında ardıç, beyaz kavak, ceviz ya da suni abanoz; süslemede gerçek sedef ve birleştirmelerde sıcak kemik tutkalı belgelenmiştir. Perde düzeninde yaklaşık 0,45 mm naylon perde bağı, tel sisteminde ise çalgının boyuna göre farklı kalınlıklarda çelik teller kullanılmaktadır. İTÜ arşivindeki Tekeli Kardeşler yapımı “Cura 3” örneği, dut tekne, gürgen sap ve ladin ses tablası birlikteliğini nesne düzeyinde göstermektedir. El ve tezgâh araçları arasında elektrikli testere, balta, keser, oyma keseri, iskarpela/oyma keskisi, el testeresi, rende, zımpara ve sedef kesiminde kullanılan kıl testere yer almaktadır. Ustanın araç repertuvarında ayrıca Perde Misinası, Bağlama Telleri ve Gomalak Cilası (Fransız Cilası) bulunmaktadır. Gomalak esaslı yüzey bitirme; ispirto, gomalak, pomza tozu ve vazelinle yürütülen ince katmanlı bir parlatma uygulamasıdır.
Malzemeler
Üslup ve Estetik Dil
Bekir Tekeli’nin üslubunda biçim, malzeme ve ses niteliği birbirinden ayrı düşünülmeyen üretim kararlarıdır. Tekne yapımında dut ağacına verilen önem, bu ağacın yalnız dayanıklılığıyla değil, açık ve dengeli bir ses elde etmeye elverişli görülmesiyle ilişkilidir. 2008 tarihli görsel-işitsel kayıtta Tekeli, oyma tekneyi dut ağacından, sapı fırınlanmış kayından ve ses tablasını ladinden hazırladığını; vernik ve polyesteri ses üzerinde olumsuz etkili gördüğü için kullanmadığını, bunun yerine el/gomalak cilasını tercih ettiğini doğrudan açıklamaktadır. Bu beyan, daha sonraki aile anlatılarında sürdürülen akustik yaklaşımın yalnız posthumous bir atölye söylemi olmadığını, ustanın kendi üretim anlayışında da açıkça ifade edildiğini göstermektedir. Çalgının gövde oranları, teknenin oyulma ve inceltilme biçimi, sap ile gövde arasındaki uyum ve ses tablasının kontrollü kalınlığı, estetik kararların akustik ölçütlerle birlikte geliştiğini ortaya koymaktadır. Gerçek sedefle yapılan bezeme ise çalgının yüzeyine el işçiliğini görünür kılan dekoratif bir katman eklemektedir. Bu yaklaşımda süsleme tek başına amaç değildir; malzemenin doğal görünümü, el işçiliğinin izleri ve çalgının ses karakteri birlikte belirleyicidir.
Eserler / AES Korpusu
Bekir Tekeli’nin üretimi, Tekeli Kardeşler atölyesinin uzun süreli saz yapım pratiği içinde şekillenmiştir. Nail Tan’ın 1977 tarihli alan çalışmasında atölyenin 1944’ten itibaren yaklaşık 2.000–2.500 yeni bağlama yaptığı ve benzer sayıda çalgıyı tamir ettiği aktarılmaktadır. Bekir Tekeli ise 2012’de verdiği röportajda kendi üretiminin en az 3.000 saza ulaştığını belirtmiştir. Bu rakamlar, atölyenin küçük ölçekli tekil üretimden çok, uzun yıllara yayılan yoğun ve süreklilik gösteren bir çalgı yapım pratiğine sahip olduğunu göstermektedir.
Tekeli yapımı sazların icracı çevreleriyle ilişkisi de eserlerin dolaşımını anlamak açısından önemlidir. Neşet Ertaş, Nida Tüfekçi, Bayram Aracı ve Ahmet Sezgin için üretim yapıldığı; Tekeli Kardeşler bağlamında Âşık Veysel ile, sonraki aile anlatılarında ise Özay Gönlüm, Bedia Akartürk ve Mehmet Erenler gibi isimlerle üretim ilişkisi kurulduğu kaydedilmektedir. 1978 tarihli Kastamonu yerel basınında Şemsi Yastıman ile Tekeli Kardeşler arasındaki saz siparişi ve manzum yazışma, atölyenin icracılarla kurduğu ilişkinin dönem içindeki doğrudan örneklerinden biridir.
İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı arşivindeki “Cura 3 – Nida Tüfekçi” kaydı, Tekeli, Ahmet ve Tekeli, Bekir’i lütiye olarak göstermekte; dut tekne, gürgen sap ve ladin ses tablası gibi malzeme bilgilerini de vermektedir. Ayrıca İhsan Ozanoğlu’na ait Tekeli Kardeşler yapımı bir sazın Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunduğu bildirilmektedir. Bu örnekler, Bekir Tekeli’nin üretiminin yalnızca atölye içinde kalmadığını; icracılar, konservatuvar arşivleri ve müze koleksiyonları aracılığıyla daha geniş bir kültürel dolaşıma girdiğini göstermektedir.
Sergiler
Bekir Tekeli’nin kamusal görünürlüğü, klasik anlamda kişisel sergilerden çok bağlama yapım ustalığının tanıtıldığı kültürel miras programları, basın söyleşileri ve atölye temsilleri üzerinden gelişmiştir. Türkiye Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne 2009 yılında seçilmesi ve 26 Kasım 2010 tarihindeki tanıtım ve ödül töreninde “Bağlama Yapımcısı” olarak kamuoyuna sunulması, ustalığının kurumsal ölçekte görünür hâle geldiği başlıca dönüm noktalarındandır. Tekeli ailesinin atölye geleneği, Bekir Tekeli’nin ölümünden sonra da ulusal ve uluslararası kültürel miras etkinliklerinde temsil edilmeye devam etmiştir; 2015 Dünya Ağaç Günü kapsamında yayımlanan iki dilli kayıt bu sürekliliğin örneklerinden biridir. Buna karşılık Bekir Tekeli’nin katıldığı kişisel ya da karma sergiler, fuarlar ve ustalık gösterimlerini tarih, yer ve eser listesiyle bir araya getiren kapsamlı bir kronoloji henüz oluşturulmuş değildir.
Motif Repertuarı
Bekir Tekeli’nin çalgılarında bezeme, sazın yapısal formunu gölgelemeyen ve işçilikle bütünleşen bir yüzey uygulaması olarak görülmektedir. En açık biçimde belgelenen bezeme tekniği gerçek sedef kakmadır. Sedef parçalarının kıl testereyle kesilerek çalgı yüzeyine uygulanması, bağlama yapımındaki marangozluk ve ses bilgisine ince yüzey işçiliğinin de eşlik ettiğini göstermektedir.
Bugün erişilebilen yazılı kaynaklar, Tekeli’nin kullandığı bezemeleri lale, yıldız, geçme ya da belirli bir geometrik motif adıyla sistemli biçimde tanımlamamaktadır. Bu nedenle ustanın motif repertuarı, adlandırılmış motiflerden oluşan geniş bir liste yerine, sedef kakmanın çalgı yüzeyindeki yerleşimi ve görsel etkisi üzerinden değerlendirilmelidir. Tekeli yapımı sazlarda motif, bağımsız bir resim alanından çok sap, gövde ve yüzey ayrıntılarını vurgulayan bir bezeme unsuru olarak işlev görmektedir.
Bu durum Bekir Tekeli’nin profilinde özellikle önemlidir: motif bilgisi, kanıtlanmamış motif adları eklenerek genişletilmemeli; belgelenmiş sedef kakma pratiği ve güvenilir görsel örnekler üzerinden anlatılmalıdır.
Eğitim ve Usta-Çırak Süreci
Bekir Tekeli’nin çalgı yapımındaki mesleki eğitimi, Kastamonu’daki aile atölyesinde gerçekleşen geleneksel usta-çırak aktarımına dayanmaktadır. Mesleğin temelini ağabeyleri Ali ve Ahmet Tekeli’nin yanında öğrenmiş; ağaç seçimi, teknenin oyulması ve inceltilmesi, sap-gövde birleşimi, ses tablasının hazırlanması, yüzey bitirme, perde ve tel düzeni gibi aşamaları atölye içinde gözlemleyerek ve uygulayarak edinmiştir. Tekeli ailesinde bilgi aktarımı, yazılı bir öğretim programından çok ustanın çalışma biçimini izleme, belirli işleri tekrar etme ve giderek üretimin bütününü üstlenme yöntemiyle sürmüştür. Oğlu Mehmet Tekeli’nin çocuk yaşta dükkâna gelerek babasına yardım etmesi ve bağlama yapımını “bakarak ve yaparak” öğrenmesi, bu pedagojinin bir sonraki kuşakta da devam ettiğini göstermektedir. Bekir Tekeli’nin Murat Değerlioğlu’nu bir tekne vererek çalgı yapımına yönlendirdiğine ilişkin sözlü tarih kaydı ise ustanın aile dışındaki öğrenenler üzerinde de öğretici bir etkisi bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Gelenek Aktarımı
Mehmet Tekeli (oğlu)
Medya, Sözlü Tarih ve Kamusal Görünürlük
Bekir Tekeli’nin mesleki yaşamı, farklı dönemlerde üretilmiş etnografik metinler, görsel-işitsel kayıtlar, yerel basın, haber söyleşileri ve akademik sözlü tarih çalışmaları sayesinde çok katmanlı biçimde izlenebilmektedir. Nail Tan’ın 1977 tarihli etnografik çalışması, Tekeli Kardeşler atölyesindeki bağlama yapımını ardışık üretim aşamaları ve fotoğraflarla belgeleyen erken ve kapsamlı kayıttır.
1978 tarihli Kastamonu gazetesi kaydı, Tekeli Kardeşler ile Şemsi Yastıman arasındaki sipariş ilişkisini yerel basının kamusal hafızasına taşımıştır. Ayşe Öksüz tarafından Kanal B için hazırlanan ve 27 Mayıs 2008’de yayımlanan “Ellerin Türküsü” belgeseli ise Bekir Tekeli’yi doğrudan çalışma ortamında kaydetmiş; ustanın dut oyma tekne, kayın sap, ladin ses tablası, gomalak cila ve vernik/polyesterden kaçınma gibi teknik-estetik tercihlerini kendi sesiyle aktarmıştır.
İngilizce altyazı, bu kaydı Türkçe dışındaki izleyiciler için de erişilebilir kılmıştır. ICHCAP’ın 2013 tarihli İngilizce Türkiye alan araştırması, Tekeli’nin Yaşayan İnsan Hazinesi profilini verirken bu belgeseli ayrıca kayıt altına almıştır.
2012 Anadolu Ajansı röportajı ustanın üretim ölçeği, kullanıcı ağı ve Avrupa’ya gönderimleri hakkında birinci ağızdan bilgi sağlarken; 2023 tarihli akademik sözlü tarih çalışması oğlu Mehmet Tekeli’nin anlatısı, atölye görselleri ve aile teknik hafızasını sistematik biçimde belgelemektedir. Bu kaynaklar birlikte değerlendirildiğinde Bekir Tekeli’nin kültürel bellekte yalnız ürettiği çalgılarla değil, kendi sesi, çalışma görüntüleri, yerel basın izleri ve kuşaklar arası anlatılar aracılığıyla da temsil edildiği görülmektedir.
Ödüller ve Kurumsal Kayıtlar
Bekir Tekeli, 2009 yılında “Bağlama Yapımı” alanında Türkiye Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne 02.0008 numarasıyla seçilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarında ikinci Yaşayan İnsan Hazineleri tanıtım ve ödül töreninin 26 Kasım 2010 tarihinde gerçekleştirildiği ve Tekeli’nin bağlama yapım ustası olarak ilan edildiği belgelenmektedir.
Bu statü UNESCO Genel Merkezi tarafından verilmiş kişisel bir ödül değil; Türkiye’nin UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi çerçevesinde yürüttüğü ulusal envanter ve koruma mekanizmasının bir parçasıdır. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu faaliyet raporları, hakemli akademik çalışmalar ve ICHCAP’ın İngilizce uluslararası alan araştırması aynı kurumsal çerçeveyi farklı kaynak ekosistemlerinden doğrulamaktadır.
2017 tarihli İngilizce hakemli sempozyum bildirisinde de Tekeli, 02.0008 numarasıyla “Saz Making Master” olarak listelenmiştir. Bu kurumsal kayıtlar, bağlama yapımcılığının yalnız somut ürün üretimi olarak değil; ustalık bilgisi, teknik hafıza, temsiliyet ve kuşaklar arası aktarım bakımından korunması gereken bir kültürel miras pratiği olarak değerlendirildiğini göstermektedir.
Uluslararası Etki ve Aktarım Ağı
Bekir Tekeli’nin ustalığı Kastamonu’daki aile atölyesinden çıkarak yurt dışındaki bağlama kullanıcılarına da ulaşmıştır. Tekeli, 2012 tarihli röportajında Almanya, Hollanda ve İsveç’e saz gönderdiğini belirtmiş; resmî biyografilerde de yurt içinde ve yurt dışında çeşitli tanınmış icracıların onun yaptığı bağlamaları kullandığı kaydedilmiştir.
Bu dolaşım, atölyenin üretiminin yalnız yerel bir müşteri çevresiyle sınırlı kalmadığını ve bağlama yapım bilgisinin Avrupa’daki Türk müzik çevreleriyle temas kurduğunu göstermektedir.
Bekir Tekeli’nin ölümünden sonra oğlu Mehmet Tekeli’nin daha geniş bir uluslararası müşteri ve kullanıcı ağına ulaşması, aile atölyesinin bu yönünü sürdürmüştür.
2015 Dünya Ağaç Günü kapsamında Tekeli Sazevi’nin Bekir Tekeli’nin oğlu ve torunu üzerinden Türkçe ve İngilizce olarak belgelenmesi de ustanın mirasının uluslararası kültürel miras ortamlarında görünürlüğünü artırmıştır.
Miras ve Etki
Bekir Tekeli’nin mirası, yalnız yaptığı bağlamalarda değil, aile atölyesinde devam eden üretim bilgisi, kurumsal kayıtlardaki görünürlüğü ve atölye çevresinde oluşan kamusal hafıza üzerinden de yaşamaktadır. Oğlu Mehmet Tekeli çocukluk yıllarından itibaren babasının yanında çalışmış ve Bekir Tekeli’nin vefatından sonra aynı atölyede bağlama yapımını sürdürmüştür. Tekeli Saz Evi / Tekeli Kardeşler adı altında devam eden üretim çizgisi; ağaç seçimi, oyma tekne yapımı, ses tablası hazırlığı, eşik ve perde düzeni, gomalak cila ve sedef bezeme gibi uygulamaların kuşaklar arasında aktarılmasına imkân vermiştir. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın 2020 tarihli Ahîname yayını, bu atölye sürekliliğini resmî bir esnaf ve zanaat yayını içinde kaydederken; TRT Haber’in 2018 tarihli yayını Mehmet Tekeli’nin babasının atölyesinde öğrenme ve devam ettirme anlatısını kamusal yayıncılık alanına taşımıştır. 2024 tarihli yerel basın söyleşisi ise Tekeli Saz Evi’nin damga, imza, tarih, etiket ve arma gibi atölye kimliği göstergeleriyle birlikte aile belleğinde nasıl tanımlandığını göstermektedir. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı arşivindeki Tekeli Kardeşler yapımı cura ile Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunduğu akademik kaynakta bildirilen İhsan Ozanoğlu sazı, üretim geleneğinin kurumsal koleksiyonlarda da izlenebildiğini ortaya koymaktadır. Böylece Bekir Tekeli’nin etkisi, atölye pratiği, aile aktarımı, icracı dolaşımı, müze/arşiv varlığı ve güncel kamusal hatırlama arasında süreklilik kuran bir zanaat mirası niteliği taşımaktadır.
Araştırma Boşlukları
Bekir Tekeli üzerine ileri araştırmalar, öncelikle ustanın günümüze ulaşan bağlama ve cura örneklerini nesne düzeyinde bir araya getiren kapsamlı bir eser kataloğuna yöneltilebilir. Çalgıların etiketleri, yapım tarihleri, ölçüleri, kullanılan ağaç türleri, tel ve perde düzenleri, ilk kullanıcıları ve bugünkü koleksiyonları birlikte kaydedildiğinde Tekeli’nin üretimindeki dönemsel değişimler daha açık biçimde izlenebilir. Sedef bezemeli örneklerin karşılaştırılması, ustanın tekrar eden geometrik veya bitkisel motif tercihlerini ve yüzey kompozisyonlarını belirlemek açısından ayrıca araştırılmaya değerdir.
Tekeli’nin kişisel kalıp ve ölçü şablonları, tekne oranları, ses tablası kalınlıkları, eşik tercihleri, tel ölçüleri, akustik ayar yöntemleri ve gomalak/Fransız cilası uygulamasına ilişkin atölye notları henüz ayrıntılı bir teknik monografi içinde incelenmiş değildir. Aile arşivinde bulunabilecek sipariş defterleri, kalıplar, yarım kalmış çalgılar ve el aletleri, ustanın yapım kararlarını daha kesin biçimde açıklayabilir. Benzer biçimde aile dışındaki çırak ve öğrencilerin kimlikleri, öğrenme süreleri ve daha sonra kurdukları atölyeler üzerinden Bekir Tekeli’nin aktarım ağının kapsamı araştırılabilir.
Ustanın katıldığı sergi, fuar, ustalık gösterimi ve kültürel etkinliklerin kronolojisi ile Almanya, Hollanda ve İsveç’e gönderildiği bilinen çalgıların kullanıcı ve koleksiyon geçmişleri de ayrı araştırma konularıdır. Son olarak 1932/1933 doğum yılı farkı, aile atölyesinin 1953/1954 kuruluş tarihi ve İTÜ arşivindeki “1999?” tarihli Cura 3 kaydı gibi kronolojik sorunlar, nüfus kayıtları, esnaf sicilleri, aile belgeleri ve kurum arşivleri kullanılarak açıklığa kavuşturulabilir.





























