Biyografi
Recep Gürgen 1947’de Priştine’de doğmuştur. Ailesinin 1957’de İstanbul’a göç etmesinin ardından mesleki yaşamı saatçilik çevresinde şekillenmiştir. 1960’ta Adapazarı’ndan İstanbul’a gelerek Sirkeci’de saatçilik yapan dayısının yanında çıraklığa başlamış; ilk yıllarda disiplin, gözlem ve atölye düzeni üzerinden yetişmiştir.
Daha sonra Osmanlı saray saatçiliği geleneğiyle ilişkili Wolfgang Mayer’in yanında çalışmış, çıraklık ve kalfalık dönemini bu atölye çevresinde sürdürmüştür. Mayer’in emekliliği sonrasında kendi atölyesini açmış; saray, müze, koleksiyon ve anıtsal saat mekanizmalarının bakım ve restorasyonunda uzmanlaşmıştır. 2024 kayıtları, Gürgen’in Karaköy’deki atölyesinde mesleğini sürdürdüğünü göstermektedir.
Ustalık Alanları
Geleneksel Saatçilik ve Hassas Mekanik
El Sanatı Profilini İnceleKuyumculuk ve İnce Metal Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleAnıtsal ve Kule Saat Mekanizması Restorasyonu
El Sanatı Profilini İnceleTeknik Repertuar
Gürgen’in teknik repertuvarı mekanik saatin sökülmesi, arıza kaynağının belirlenmesi, temizleme, hassas parçaların onarılması veya eksik parçaların yeniden oluşturulması, mekanizmanın yeniden kurulması ve zaman/çalma düzeninin ayarlanması üzerine kuruludur. Tarihî saatlerde müdahalenin özgün mekanik düzeni koruyacak biçimde gerçekleştirilmesi temel ilkedir.
Antalya Saat Kulesi sürecinde özgün mekanizmanın kayıp olduğu durumda bütün mekanik aksamın yeniden meydana getirilebileceğini belirtmesi, ustalığın yalnız bakım ve onarımla sınırlı olmadığını göstermektedir. Gerede Saat Kulesi’nde depoda paslanmış halde bulunan özgün mekanizmanın yeniden çalışır duruma getirilmesi; Tophane Saat Kulesi’nde iki Zenith mekanizmasının elden geçirilmesi ve onarılması bu teknik kapasitenin anıtsal ölçekteki örnekleridir.
Malzemeler ve Araçlar
Geleneksel mekanik saatçilikte pirinç ve çelik mekanizma bileşenleri, dişli sistemleri, yaylar, zemberekler, miller, eşapman elemanları, kadran ve ibre bileşenleri temel çalışma nesneleridir. Restorasyon süreci, parçanın özgün ölçü ve işlevine göre hassas mekanik müdahale gerektirir.
Gürgen’in atölye pratiği masa, duvar, cep, saray ve kule saatleri gibi farklı ölçek ve tipolojilerde mekanizmalara uzanmaktadır. Araç/malzeme repertuvarı usta seviyesinde ayrı `usesTool/usesMaterial` ilişkileriyle çoğaltılmamış; ana craft mirası üzerinden tutulmuştur. Kişisel teknik metinde ise mekanik parçaların eksiklerinin tamamlanması ve özgün düzene uygun yeniden üretim kapasitesi özellikle vurgulanmıştır.
Üslup ve Estetik Dil
Saat restorasyonunda görsel karar, mekanik doğruluk kadar tarihî nesnenin özgünlüğünün korunmasına bağlıdır. Gürgen’in yaklaşımında saatin dönemsel kimliği, kasa, kadran, ibre ve mekanizma bir bütün olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle restorasyonun amacı yeni bir nesne üretmekten çok tarihî saatin özgün karakterini ve çalışma düzenini geri kazandırmaktır.
Saray ve müze koleksiyonlarında görülen müzikli, kronometreli, eşapmanlı, çeyrek çalarlı, otomat, yarı otomat ve astronomik saatler; teknik çeşitliliğin aynı zamanda görsel ve işlevsel çeşitlilik ürettiğini göstermektedir. Bezeme repertuvarı saat kasası ve kadranlarında dönemsel olarak değişmekte; motif ilişkileri kişi-özel kullanım kanıtı bulunmadığında alan repertuvarı düzeyinde tutulmaktadır.
Eserler / AES Korpusu
Recep Gürgen’in mesleki korpusu bireysel saatlerden saray koleksiyonlarına ve anıtsal kule mekanizmalarına kadar uzanmaktadır. 2011 tarihli kurumsal kayıtta kırk yıllık dönemde 30.000’den fazla saat üzerinde çalıştığı belirtilmiştir. Dolmabahçe Sarayı ve Millî Saraylar koleksiyonundaki çok sayıda mekanik saatin tamir ve bakımında görev almıştır.
Korpus içinde Mustafa Şem’i Pek’in Pera Müzesi’nde sergilenen 31 numaralı mekanik saati, Tophane Saat Kulesi’nin iki Zenith mekanizması, Antalya Saat Kulesi’nin mekanik restorasyonu ve Gerede Saat Kulesi’nin 1882 tarihli özgün mekanizması öne çıkmaktadır. Bu örnekler kişisel üretimden çok koruma, onarım ve yeniden işler hale getirme pratiğini temsil etmektedir.
Sergiler
Recep Gürgen’in çalışmalarının en kalıcı kamusal sunum bağlamı Dolmabahçe Sarayı Saat Müzesi’dir. Sarayın depolarında ve farklı mekânlarında bulunan tarihî mekanik saatler uzun süreli onarım ve bakım sürecinin ardından müzede çalışır ve sergilenebilir duruma getirilmiştir.
2019 tarihli TRT kaydında müzenin Gürgen’in emeğiyle biçimlendiği; 150–200 yıllık mekanik saatlerin yeniden çalışır hale getirildiği belirtilmektedir. Kişisel sergi yerine müze koleksiyonunun restorasyon ve sergileme süreci, ustanın kamusal görünürlüğünün temel sergileme biçimini oluşturmaktadır.
Motif Repertuarı
Saatçilikte motif repertuvarı mekanik işlevden bağımsız değildir; kadran, kasa ve mimari saat yüzeylerinde geometrik/radyal düzenler ile tarihsel bezeme repertuvarı birlikte görülebilmektedir. AES’te Daire ve Rozet/Gülbezek gibi radyal-geometrik kavramlar; Palmet, Akantus, Kıvrık Dal, Rûmî ve Sekiz Kollu Yıldız gibi tarihsel bezeme kavramları alan repertuvarına örnek olarak ilişkilendirilmiştir.
Bu exact motiflerin Recep Gürgen’in restore ettiği belirli bir saate ait olduğu eser-düzeyi kaynakla tek tek doğrulanmadığından ilişkiler `personal_occurrence=not_asserted` olarak tutulmuştur. Profil, restorasyon nesnelerinin tarihsel bezeme çeşitliliğini görünür kılarken kişisel motif üretimi iddiasında bulunmamaktadır.
Eğitim ve Usta-Çırak Süreci
Mesleki aktarım iki aşamalı bir usta-çırak çizgisinde gerçekleşmiştir. İlk aşama 1960’ta Sirkeci’de saatçi olan dayısının yanında başlamış; Gürgen’in anlatımına göre çıraklığın ilk döneminde saate doğrudan müdahale etmekten çok atölye disiplini, gözlem ve sabır üzerinde durulmuştur.
İkinci ve belirleyici aşama Wolfgang Mayer’in yanında gerçekleşmiştir. Mayer, Osmanlı saray saatçiliği geleneğinin devamlılığını temsil eden isimlerden biridir. Gürgen burada mekanik saat tamiri, saray saatleri ve tarihî mekanizmalar üzerine uzmanlaşmış; daha sonra bu bilgi hattını Şule Gürbüz’e aktarmıştır. Böylece gelenek, Wolfgang Mayer → Recep Gürgen → Şule Gürbüz biçiminde isimli bir aktarım zinciri olarak belgelenebilmektedir.
Gelenek Aktarımı
Wolfgang Mayer
Şule Gürbüz
Medya, Sözlü Tarih ve Kamusal Görünürlük
2007 tarihli uzun söyleşi, 1960’taki çıraklık başlangıcını, ilk yıllarda saate dokunmadan geçirilen disiplin dönemini ve tarihî saatlerin korunmasına ilişkin kişisel meslek anlayışını doğrudan Recep Gürgen’in anlatımıyla kaydetmektedir.
2016 Habertürk ve 2019 Şehrin İnsanları görsel kayıtları, Gürgen’in köstekli saatlerden saray ve kule saatlerine uzanan çalışma alanını ve usta-çırak anlayışını atölye ortamında belgelemektedir.
Ödüller ve Kurumsal Kayıtlar
2011’de Recep Gürgen ve Şule Gürbüz, Dolmabahçe Sarayı Saat Müzesi sanatçıları olarak Stratejik Vizyon Sahibi Sanatçı Ödülü kaydında birlikte yer almıştır.
1988’de kurulan Emtako Saat’in kurumsal tarihçesi, kuruluşu Recep Gürgen’e bağlamakta ve yaklaşık 30.000 saatlik onarım birikimini mesleki sürekliliğin göstergesi olarak sunmaktadır.
Uluslararası Etki ve Aktarım Ağı
Wolfgang Mayer üzerinden kurulan aktarım hattı, Avrupa mekanik saatçiliği ile Osmanlı saray saatçiliğinin İstanbul’daki teknik devamlılığı arasında tarihsel bir köprü oluşturmaktadır.
Dolmabahçe ve diğer saray koleksiyonlarında Avrupa yapımı mekanik saatlerin korunması, Gürgen’in uzmanlığını uluslararası saat üretim tarihinin Türkiye’deki miras koruma pratiğiyle ilişkilendirmektedir. Bu kayıt kişisel yurtdışı sergi iddiası olarak kullanılmamıştır.
Miras ve Etki
Recep Gürgen’in mirası, mekanik saatlerin çalışır durumda korunmasının yanında usta-çırak bilgisinin sürekliliğinde görünür olmaktadır. Dolmabahçe Sarayı Saat Müzesi’nde tarihî saatlerin yeniden işler hale getirilmesi, Osmanlı ve Avrupa yapımı mekanizmaların kamusal erişime açılmasını sağlamıştır.
Wolfgang Mayer’den alınan mesleki bilginin Şule Gürbüz’e aktarılması, saatçilik bilgisinin kişisel ustalıkla sınırlı kalmadığını göstermektedir. Tophane, Antalya ve Gerede saat kulelerindeki mekanik müdahaleler ise saatçiliğin taşınabilir nesne restorasyonundan mimari kültür varlığı korumasına genişlediğini ortaya koymaktadır.
Araştırma Boşlukları
Wolfgang Mayer yanında çalışma döneminin tam başlangıç-bitiş tarihleri farklı yayınlarda küçük farklılıklar göstermektedir; bu nedenle kronoloji yıl aralıklarıyla ifade edilmiştir. Ayrıca Gürgen’in restore ettiği on binlerce saate ilişkin tam eser envanteri kamuya açık değildir.
Kule saatleri, saray saatleri ve özel koleksiyonlarda yapılan müdahalelerin tarih, marka, mekanizma tipi ve yapılan işlem düzeyinde kataloglanması gelecekteki temel araştırma alanıdır. Kasa ve kadran bezemelerinde kullanılan exact motiflerin eser-düzeyi görsellerle eşlenmesi de motif repertuvarını kişisel occurrence düzeyine taşıyacaktır.




















