Biyografi
Dursun Köroğlu, 1956 yılında Sivas’ın Gürün ilçesinde doğmuştur. Doğal taş işlemeciliğiyle çocukluk döneminde tanışmış; 13 yaşında Ankara’da babasının yanında çalışmaya başlayarak taş yontma ve taş eşya üretiminin temel becerilerini usta-çırak düzeni içinde öğrenmiştir. Uzun yıllar babasının yanında çırak ve kalfa olarak çalışması, doğal taşın yapısal özelliklerini malzeme üzerinden tanımasını ve üretim disiplinini uygulama yoluyla geliştirmesini sağlamıştır.
Babasıyla ürettikleri taş eşyaları satmak üzere İzmir’e gelmesi, Köroğlu’nun mesleki yöneliminde belirleyici olmuştur. Selçuk ve çevresindeki antik kentlerle kurduğu temas, geleneksel taş işleme bilgisini arkeoloji ve mimari rekonstrüksiyonla birleştirmesine zemin hazırlamıştır. 1981 yılında Selçuk’ta mermer atölyesi açmış; 2000’li yıllardan itibaren günlük kullanım eşyalarının yanı sıra tarihî yapıların ölçekli doğal taş modellerine yoğunlaşmıştır.
2024 yılında Geleneksel Taş İşlemeciliği ve Taş Model Eşya Yapımcılığı alanında 02.0085 numarasıyla Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne alınmıştır. Günümüzde İzmir’in Bergama ilçesindeki atölyesinde üretimini sürdürmekte ve taş işleme bilgisini çıraklara aktarmaktadır.
Ustalık Alanları
Taş, Mermer ve Mineral Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleDoğal Taş Mimari Model ve Heykelsi Obje Ustalığı
El Sanatı Profilini İnceleTeknik Repertuar
Malzemeler ve Araçlar
Dursun Köroğlu’nun malzeme repertuvarı doğal taş çeşitliliğine dayanmaktadır. Mermer, özellikle tarihî mimari modeller ve heykelsi çalışmalar için temel malzemedir. Homojen yapısı, ince ayrıntıların yontulmasına ve perdahlı yüzey elde edilmesine olanak vermektedir. Oniks ve alabaştır, yarı saydam veya ince damarlı yapıları nedeniyle dekoratif eşyalarda ve küçük ölçekli objelerde güçlü görsel etki oluşturmaktadır.
Granit daha yüksek sertliği nedeniyle dayanıklı ve yoğun yüzeyler için kullanılmakta; kayrak taşı tabakalı yapısıyla farklı yüzey etkilerine olanak vermektedir. Traverten ise Çanakkale’yi Avucunda Hisset eserinde olduğu gibi büyük kütleli heykelsi kompozisyonlarda kullanılabilmektedir. Taşın damar, gözenek, renk ve sertlik özellikleri eser tasarımını doğrudan etkileyen malzeme parametreleridir.
Taş işçiliğinin temel el araçları keski, yontu kalemi, murç ve çekiçtir. Kaba formdan ince detaya ilerleyen süreçte farklı ağız ve uç biçimlerine sahip kalemler kullanılmaktadır. Oyma tabancası ve kompresör, yoğun taş kütlesinin daha hızlı ve kontrollü biçimde alınmasını sağlamaktadır. Spiral/el taşlama, jet taşlama ve zımpara makineleri kesme, kaba düzeltme ve yüzey bitirme aşamalarında kullanılmaktadır.
Matkap; delik, bağlantı ve bazı ince detay işlemlerinde görev yapmaktadır. Ölçü ve işaretleme araçları özellikle ölçekli mimari modellerde oranların, eksenlerin ve yapı elemanlarının doğru aktarılması için önemlidir. Taş tozu ve parçacık oluşumu nedeniyle koruyucu gözlük, maske ve eldiven üretim güvenliğinin temel donanımları arasındadır.
Malzemeler
Üslup ve Estetik Dil
Dursun Köroğlu’nun estetik dili, doğal taşın fiziksel karakteri ile arkeolojik ve tarihsel anlatıyı bir araya getirmektedir. Mermer ve diğer taş türleri, yalnız biçimlendirilen bir hammadde değil; tarihsel yapının ölçek, kütle ve yüzey karakterini yeniden kuran anlatım aracına dönüşmektedir.
Mimari modellerde oran, tekrar ve ayrıntı belirgindir. Sütun dizileri, merdivenler, cepheler, alınlıklar ve heykelsi detaylar küçük ölçekte yeniden üretilirken, taşın doğal damar ve renk yapısı eserin malzeme kimliğini korumaktadır. Bu nedenle model hem tarihsel bir yapının temsilidir hem de bağımsız bir doğal taş eseri niteliği taşımaktadır.
Çanakkale’yi Avucunda Hisset gibi heykelsi çalışmalarda ise mimari doğruluktan anlatısal sembolizme geçilmektedir. Gelibolu Yarımadası’nın el biçimiyle ilişkilendirilmesi, savaş sahneleri, asker figürleri, bayrak silüeti ve anma öğeleri aynı taş kütlesi üzerinde birleştirilerek tarihsel hafıza dokunsal ve üç boyutlu bir kompozisyona dönüştürülmektedir.
Eserler / AES Korpusu
Dursun Köroğlu’nun eser korpusu, günlük kullanım taş eşyalarından ölçekli arkeolojik modellere ve büyük heykelsi kompozisyonlara uzanmaktadır. 2000’li yıllardan sonra üretiminin önemli bölümü tarihî yapıların doğal taşla yeniden modellenmesine yönelmiştir.
Artemis Tapınağı modeli yaklaşık iki buçuk yıllık çalışma sonunda 1/100 ölçekte gerçekleştirilmiştir. Halikarnas Mozolesi, yapının mimari ve heykelsi ayrıntılarını doğal taş üzerinde yeniden kuran 1/40 ölçekli bir çalışmadır. Zeus Sunağı, Kolezyum ve Apollon Tapınağı modelleri de antik mimarlık ile taş işçiliğini buluşturan eser grubunun parçalarıdır.
Çanakkale’yi Avucunda Hisset, 2015 yılında Çanakkale Zaferi’nin yüzüncü yılı için traverten mermer bloktan üretilmiştir. Yaklaşık 265 kilogram ağırlığındaki eser, sağ ele benzeyen Gelibolu Yarımadası biçimini temel almakta; Anzak Koyu, Kanlıdere, Türk bayrağı silüeti, Seyit Onbaşı, askerler, anneler, ayak izleri ve şehitlik taşları gibi anlatı öğelerini aynı kütle üzerinde bir araya getirmektedir.
Günlük kullanım eşyaları, dekoratif doğal taş objeler ve taş mozaik çalışmaları ise Köroğlu’nun ustalığının yalnız anıtsal model üretimine değil, taşın farklı ölçek ve işlevlerde değerlendirilmesine dayandığını göstermektedir.
Sergiler
Dursun Köroğlu’nun eserleri müze, sanat merkezi, üniversite ve kent belleği kurumlarında sergilenmektedir. Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi ve diğer mimari modeller; Arkas Sanat Merkezi, Efes Müzesi ve Adnan Menderes Üniversitesi gibi kurumlarda izleyiciyle buluşmuştur. Bergama Belediyesi de sanatçının doğal taş çalışmalarının sergilendiği kurumlar arasında yer almaktadır.
Efes Selçuk Kent Belleği Merkezi’nde sergilenen Çanakkale’yi Avucunda Hisset, sergileme ile fiziksel deneyimi birleştiren özel bir çalışma olarak öne çıkmaktadır. Eserin altındaki boşluğa izleyicinin sağ elini yerleştirmesi, Gelibolu Yarımadası’nın el biçimiyle kurduğu benzerliği dokunsal bir deneyime dönüştürmektedir.
Köroğlu’nun sergi pratiği, doğal taş ustalığını yalnız dekoratif obje düzeyinde değil, arkeoloji, tarih, anma kültürü ve mimari miras bağlamlarında kamusal izleyiciye taşıyan bir yapı göstermektedir.
Motif Repertuarı
Dursun Köroğlu’nun motif repertuarı, yalnız tekil bezeme unsurlarından değil; taşın üzerinde kurulan mimari, figüratif ve sembolik anlatım düzeninden oluşmaktadır. Özellikle Çanakkale’yi Avucunda Hisset eserinde insan figürü, ay-yıldız, bayrak ve iz gibi anlatı yüklü motifler öne çıkarken; tarihî yapı modellerinde sütun, alınlık, merdiven, cephe ritmi ve bezeme bantları taşın kompozisyon dilini belirleyen ana görsel unsurlara dönüşmektedir. Bu nedenle Köroğlu’nun motif kullanımı, bir yandan doğrudan simgesel öğelere, diğer yandan taş yüzey üzerinde yeniden kurulan tarihî bezeme sistemlerine dayanmaktadır.
Geometrik repertuar, ustanın tarihî yapı ve taş yüzey düzenlemelerinde kullanılabilecek temel biçimsel iskeleti oluşturmaktadır. Daire, halka, oval, üçgen, kare, dikdörtgen, eşkenar dörtgen, altıgen, sekizgen ve çokgen gibi temel biçimler; baklava ve dama düzenleri; rozet/gülbezek, kollu yıldız varyantları ve çarkıfelek türü radyal kuruluşlar; spiral, C kıvrımı, S kıvrımı, karşılıklı kıvrım, burma ve saç örgüsü biçimleri; ayrıca zikzak, şevron, testere dişi, şerit, haç/çarpı ve Y motifi gibi doğrusal-örüntüsel yapılar, taş işçiliğinin bordür, dolgu, çerçeve ve yüzey örgütleme repertuarını genişletmektedir. Bu motifler, özellikle mimari modelleme ve dekoratif taş yüzeylerde oran, ritim, tekrar ve görsel süreklilik kuran temel düzenleme araçlarıdır.
Bitkisel repertuvar içinde lale, gül, palmet, akantus, hançer yaprağı, saz yaprağı, çınar yaprağı, bahar dalı, asma dalı ve servi gibi motifler, Anadolu ve Akdeniz taş bezeme geleneğiyle güçlü bağ kuran öğelerdir. Bu repertuvar, tarihî yapıları yeniden üretirken görülen bezeme hafızasını desteklemekte; taşın sert yapısı üzerinde organik kıvrım, yaprak hareketi ve simetrik kompozisyon etkisi yaratmaktadır. Özellikle palmet ve akantus, klasik ve anıtsal mimari süsleme geleneğiyle; servi, asma ve çiçekli dal motifleri ise anıtsal çevre, bahçe ve yüzey tezyinatı çağrışımlarıyla uyum göstermektedir.
Hayvansal ve mitolojik repertuvar ise kuş, kartal, çift başlı kartal, tavus kuşu, aslan ve yılan gibi figürlerle; ejder, grifon, hüma, sfenks ve simurg/anka gibi mitolojik varlıkları içermektedir. Bu motifler özellikle tarihî ve anıtsal taş işçiliğinde koruyuculuk, kudret, egemenlik, hafıza ve kutsiyet gibi anlam alanlarıyla ilişkilidir. Köroğlu’nun tarihî yapılara ve kültürel mirasa yönelen üretim mantığı düşünüldüğünde, bu repertuvar yalnız dekoratif çeşitlilik sağlamamakta; aynı zamanda geçmiş uygarlıkların görsel simge dağarcığını taş üzerinde yeniden kurmaya elverişli bir motif alanı sunmaktadır.
Eğitim ve Usta-Çırak Süreci
Dursun Köroğlu’nun taş işçiliği eğitimi doğrudan aile içi usta-çırak aktarımına dayanmaktadır. 13 yaşında babasının yanında çalışmaya başlamış; doğal taşın seçimi, kaba biçimlendirme, yontma, yüzey düzeltme ve obje üretimi gibi aşamaları uzun süreli uygulama içinde öğrenmiştir. Çıraklık döneminin ardından kalfa olarak çalışması, üretim sürecinin tamamında bağımsız karar verebilme becerisini geliştirmiştir.
Bu geleneksel eğitim, taşın yalnız sertlik ve kırılma özelliklerini değil; damar, renk, yoğunluk ve işlenebilirlik farklarını doğrudan malzeme üzerinden tanımaya dayanmaktadır. Mermer, oniks, alabaştır, granit ve kayrak gibi farklı taş türlerinin her biri farklı kesme, yontma ve yüzey bitirme davranışı göstermektedir. Köroğlu’nun uzun süreli atölye deneyimi, bu farklılıkları üretim kararlarına dönüştüren malzeme bilgisini oluşturmuştur.
Selçuk çevresindeki arkeolojik alanlarla kurduğu ilişki, ustalığın ikinci öğrenme katmanını oluşturmuştur. Arkeologlarla birlikte çalışması, tarihsel kaynak, arkeolojik bulgu ve ölçü verilerini üç boyutlu taş modellere aktarmasını sağlamış; geleneksel yontu bilgisini araştırmaya dayalı mimari modelleme pratiğiyle birleştirmiştir.
Gelenek Aktarımı
Bergama Atölyesi Çırakları
Medya, Sözlü Tarih ve Kamusal Görünürlük
İzmir Art Video Söyleşisi: İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Dairesi’nin kültür-sanat sohbetleri kapsamında yayımlanan Dursun Köroğlu söyleşisi, taş işçiliğinin tarihsel kullanım alanlarını, oyma-kabartma-kazıma tekniklerini ve sanatçının doğal taş üretimini video formatında belgelemektedir.
TRT Haber — Yarım Asırdır Mermere Hayat Veriyor: 2021 tarihli televizyon haberi Artemis Tapınağı ve Halikarnas Mozolesi modellerini, yaklaşık elli yıllık taş işçiliği deneyimini ve İngiltere’den gelen belgesel ekibiyle oluşan uluslararası medya temasını geniş izleyici kitlesine taşımıştır.
Anadolu Ajansı — 2024 Usta Profili: AA röportajı, Köroğlu’nun 13 yaşında babasının yanında başlayan çıraklığını, 1981 Selçuk mermer atölyesini, arkeologlarla yürüttüğü rekonstrüksiyon yöntemini, eser sürelerini ve Arkas Sanat Merkezi, Efes Müzesi ile Adnan Menderes Üniversitesi’ne uzanan sergileme ağını ayrıntılı biçimde kaydetmektedir.
DHA — Çanakkale’yi Avucunda Hisset: 2025 tarihli fotoğraf ve video haberleri, 265 kilogramlık traverten-mermer eserin Gelibolu Yarımadası-el ilişkisini, Türk ve Anzak askerleri, anneler, bayrak, ayak izleri ve şehitlik taşları gibi simgesel ayrıntılarını belgelemektedir. İzleyicinin elini eserin altına yerleştirmesiyle tamamlanan deneyim, eseri kamusal hafıza ve eğitim aracı hâline getirmektedir.
2014–2015 Basın Arşivi: Yeni Asır ve Selçuk merkezli yayınlar, Köroğlu’nun mozaik ve taş resminden arkeolojik mimari modellere geçişini; Artemis Tapınağı, Zeus Sunağı ve Halikarnas Mozolesi üzerindeki uzun süreli üretim süreçlerini; tarih araştırması ve arkeolojik danışmanlıkla kurduğu ilişkiyi kronolojik olarak belgelemektedir.
Ödüller ve Kurumsal Kayıtlar
2024 Yaşayan İnsan Hazinesi: Dursun Köroğlu, Geleneksel Taş İşlemeciliği ve Taş Model Eşya Yapımcılığı alanında 02.0085 envanter numarasıyla Türkiye Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne alınmıştır. Resmî kayıt; doğal taş işçiliğinin aileden öğrenilmesi, mimari mirasın ölçekli modellerle yeniden üretilmesi ve Bergama atölyesinde çırak yetiştirilmesiyle oluşan uzun süreli ustalık birikimini tanımaktadır.
27 Kasım 2024 Ödül Töreni: Beştepe Millet ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödül Töreni’nde Köroğlu, geleneksel taş işlemeciliği alanının temsilcilerinden biri olarak ödül sahipleri arasında yer almıştır. Tören kaydı, ulusal envanter statüsünü kamusal ve kurumsal tanınma düzeyine taşımaktadır.
İzmir Kurumsal Kaydı: İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Dursun Köroğlu’nu İzmir’den Yaşayan İnsan Hazinesi olarak kabul edilen ustalar arasında kaydetmiştir. Bu kayıt, Selçuk ve Bergama merkezli doğal taş üretiminin İzmir’in yaşayan kültürel miras envanteri içindeki yerini kurumsal olarak görünür kılmaktadır.
Uluslararası Etki ve Aktarım Ağı
İngiltere Belgesel ve Haber Görünürlüğü: TRT Haber’de aktarıldığı üzere İngiltere’den bir belgesel ekibi, Köroğlu’nun doğal taşla dünya harikalarını yeniden modelleme pratiğini görüntülemek üzere Türkiye’ye gelmiş; üretim daha sonra İngiltere’de haber konusu olmuştur. Bu kayıt, atölye pratiğinin doğrudan yabancı medya ilgisine ulaştığını göstermektedir.
İngilizce Basın Dolaşımı: Daily Sabah’ın İngilizce yayını, Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi ve Zeus Sunağı modellerini uluslararası okuyucuya mermerden yeniden kurulan dünya harikaları çerçevesinde tanıtmıştır. Bu yayın, Köroğlu’nun yerel taş ustalığını İngilizce dijital medya dolaşımına taşımaktadır.
Dünya Harikaları Projesi: Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi ve Zeus Sunağı gibi küresel kültür tarihi içinde tanınan yapıların doğal taşla modellenmesi, Köroğlu’nun çalışmalarına yerel zanaat sınırlarını aşan bir miras çerçevesi kazandırmaktadır. Yedi Harika’yı mermerde tamamlama hedefi, bu uzun dönemli üretim hattının kavramsal omurgasını oluşturmaktadır.
Arkeolojik Rekonstrüksiyon Yöntemi: Artemis ve Halikarnas modellerinde kazı heyeti başkanları, arkeologlar ve günümüze ulaşan tarihî parçalar referans alınmıştır. Bu belge-temelli yöntem, geleneksel taş yontu bilgisini arkeolojik araştırmayla birleştirerek modelleri farklı ülkelerdeki müze ve kültürel miras izleyicilerinin okuyabileceği ortak bir görsel dile taşımaktadır.
Miras ve Etki
Dursun Köroğlu’nun taş ustalığı, geleneksel doğal taş işçiliğini kültürel mirasın üç boyutlu yeniden yorumlanmasıyla birleştirmektedir. Babasından devraldığı zanaat bilgisi, Selçuk ve Bergama’daki arkeolojik çevreyle karşılaşmasının ardından tarihî yapıların ölçekli modellerine yönelmiş; geleneksel yontu tekniği arkeolojik araştırmayla birlikte kullanılmaya başlanmıştır.
Artemis Tapınağı ve Halikarnas Mozolesi gibi günümüze sınırlı kalıntılarla ulaşmış yapıların doğal taşla yeniden kurulması, tarihsel mimarinin fiziksel olarak algılanmasına olanak vermektedir. Bu modeller, zanaat ürünü olmanın yanı sıra mimarlık, arkeoloji ve müze eğitimi açısından yorumlayıcı nesneler niteliği taşımaktadır.
Atölyesinde çırak yetiştirmesi, üretim bilgisinin yeni kuşaklara aktarılmasını sağlamaktadır. Yaşayan İnsan Hazinesi statüsü de bu üretim ve aktarım bütünlüğünü kurumsal kültürel miras çerçevesinde görünür kılmaktadır.
Araştırma Boşlukları
Dursun Köroğlu’nun mimari model üretimi, doğal taş işçiliğinin arkeolojik rekonstrüksiyonla birleştiği özgün bir çalışma alanı oluşturmaktadır. Eserlerin modelleme sürecinde kullanılan plan, çizim, ölçek tablosu, taş seçimi ve parça üretim sırasının sistematik olarak belgelenmesi, bu yöntemin teknik bilgisini daha açık biçimde ortaya koyacaktır.
Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi, Kolezyum, Zeus Sunağı ve Apollon Tapınağı modellerinin boyut, ağırlık, kullanılan taş türü, üretim tarihi ve sergileme geçmişiyle birlikte eser bazlı kataloglanması; 3B dijital sergi ve karşılaştırmalı mimari inceleme için güçlü bir veri tabanı sağlayacaktır.
Atölyede yetişen çırakların üretim süreçleri ve kendi bağımsız çalışmalarına geçişleri de geleneğin sürdürülebilirliği açısından önem taşımaktadır. Usta-çırak zincirinin isim, dönem ve teknik uzmanlık düzeyinde belgelenmesi, Dursun Köroğlu’nun aktarım etkisini daha görünür hâle getirecektir.





































