Biyografi
Hamza Üstünkaya, 1947 yılında Kütahya’da doğmuş ve çocukluk yıllarından itibaren ailesinin çini üretim çevresi içinde yetişmiştir. İlk eğitimini babası Mehmet Üstünkaya’dan almış; desen merakı, atölye gözlemleri ve Kütahya’daki üretim merkezlerini incelemesiyle biçimlenen öğrenme süreci zamanla bağımsız bir tasarım pratiğine dönüşmüştür. 1975’te Koç Vakfı tarafından düzenlenen Türk çini sanatını geliştirme kursunda Muhsin Demironat ve Nezihe Bilgütay Derler’den ders alması, geleneksel aile aktarımını kurumsal eğitimle genişletmiştir.
Üstünkaya, özgün desen üretimi ile uygulamayı birbirinden ayırmayan bir çalışma anlayışı geliştirmiştir. Kendi desenlerini çizmiş, bu desenleri bisküvi yüzeye aktarmış, boyamış, sırlamış ve üretim sürecinin farklı aşamalarını doğrudan takip etmiştir. 2017’de 02.0042 numarayla Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne kaydedilmiş, ödülü 11 Şubat 2020’de kendisine takdim edilmiştir. 31 Ekim 2025’te vefat eden Üstünkaya’nın üretim ve eğitim mirası, ailesi, yetiştirdiği sanatçılar ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesindeki atölye üzerinden sürdürülmektedir.
Ustalık Alanları
Çini ve Mimari Seramik Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleKütahya Çini Desen Tasarımı, Kazıma ve Sıraltı Uygulama
El Sanatı Profilini İnceleTeknik Repertuar
Malzemeler ve Araçlar
Üretimde temel taşıyıcı yüzey, çini çamurundan hazırlanmış ve ilk pişirimi tamamlanmış bisküvi formdur. Renkli astar, sıraltı çini boyaları, kömür tozu, kopya kâğıdı ve şeffaf sır; desen aktarımı ile renklendirme sürecinin başlıca malzemelerini oluşturmaktadır. Üstünkaya’nın eserlerinde turkuaz, mavi, kobalt mavisi, kırmızı, yeşil ve pembe kobalt gibi renklerin yoğun biçimde kullanıldığı belgelenmiştir.
Araç repertuvarında ince uçlu fırçalar, kazıma ve desen delme iğneleri, desen kâğıdı, kompresörle boya püskürtme düzeneği, çalışma sırasında eli destekleyen hokkalar ve çini fırını yer almaktadır. Bu araçlar yalnız uygulama kolaylığı sağlayan yardımcılar değildir; kazıma derinliği, kontur inceliği, zemin tonu ve pişirim sonucu gibi eserin görsel niteliğini doğrudan belirleyen üretim bileşenleridir.
Malzemeler
Üslup ve Estetik Dil
Üstünkaya’nın üslubu Kütahya çinisinin renk zenginliğini, simetri ve ritim duygusunu kişisel desen araştırmalarıyla birleştirmektedir. Ulama düzenlerinin yanı sıra küçük, birbirinin içine geçen ve yüzeyi yoğun biçimde dolduran grift kompozisyonlar kullanılmıştır. Tabaklarda tirilin çizgileriyle yüzeyin bölümlere ayrılması, merkezden dış kenara doğru değişen motif kümelerinin aynı form üzerinde farklı görsel alanlar oluşturmasını sağlamaktadır.
Renk kullanımında katı şemalara bağlı kalmayan sanatçı, doğadan hareket etmekle birlikte yaprak ya da çiçek gibi motifleri alışılmış renklerinden farklı tonlarla yorumlamıştır. Lale, karanfil, penç, hatâyî, bahar dalı ve özgün yaprak biçimleri, onun tasarımlarında tekrar eden ancak her kompozisyonda yeniden düzenlenen temel öğelerdir. İnsan ve hayvan figürleri de geleneksel bitkisel repertuvara eklenerek Kütahya çinisinde figüratif anlatım alanını genişletmiştir.
Eserler / AES Korpusu
Üstünkaya’nın eser korpusunda çini tabaklar belirgin bir ağırlığa sahiptir; bunun yanında pano, vazo, karo ve büyük ölçekli özel tabaklar da bulunmaktadır. Akademik çalışmada 30–50 cm aralığındaki tabak ve vazolar, motif ve kompozisyon yapılarıyla ayrıntılı biçimde çözümlenmiştir. 1975 yarışmasında derece alan tabak ve pano örnekleri erken dönem üretimini; daha sonraki büyük tabaklar ise teknik ölçekteki gelişimini göstermektedir.
2018’de kızı Gülseren Üstünkaya Öztuğcu ile birlikte daha önce üretilmiş 107 cm çapındaki büyük tabaktan söz edilmiş; 2022’de ise 120 cm çapındaki yeni tabakla bu ölçek aşılmıştır. Desen korpusunun büyüklüğü de zaman içinde artmıştır: 2023’te Üstünkaya yaklaşık 7.000 desen/eserden söz ederken, 2020 görüşmesine dayalı akademik çalışma gün ışığına çıkmamış arşivin 10 bine yaklaşabileceğini tahmin etmektedir. Bu sayılar farklı ölçüm ve tarihlere dayandığından ayrı bağlamlarda değerlendirilmelidir.
Sergiler
Üstünkaya’nın sergi faaliyetleri Kütahya’daki erken dönem bireysel görünürlükten üniversite ve kamusal kültür mekânlarına uzanmaktadır. Akademik görüşme kaydı, Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü galerisinde kentin ilk çini sergisini açtığını belirtmektedir. Bu kayıt, sanatçının desen ve teknik arayışlarının yalnız atölye ortamında kalmadığını, kamusal sergileme yoluyla yerel sanat çevresine taşındığını göstermektedir.
2023’te Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde kendi adıyla açılan atölyenin açılışında Üstünkaya’nın çinileri ve şiirlerinden oluşan bir sergi de ziyaretçilere sunulmuştur. Açık kaynaklar tüm sergilerinin tarih, mekân ve eser listelerini kapsayan eksiksiz bir katalog sağlamadığından, mevcut kayıtlar belgelenebilen kamusal görünürlük ekseninde değerlendirilmektedir.
Motif Repertuarı
Üstünkaya’nın doğrudan belgelenen motif repertuvarında hatâyî, penç, lale, karanfil, bahar dalı, Rûmî, kuş, balık, bulut ve insan figürü öne çıkmaktadır. Bu öğeler merkez, bordür, ulama ve grift kompozisyonlar içinde farklı ölçek ve renk ilişkileriyle yeniden düzenlenmiş; özellikle bitkisel biçimler tabak ve pano yüzeylerinde yoğun bir bezeme örgüsü oluşturmuştur. Sanatçının yaklaşımı, motifleri sabit renk ve yerleşim kalıplarına bağlamak yerine aynı biçimi yeni renk eşleşmeleri ve kompozisyon ilişkileriyle yeniden yorumlamaya dayanmaktadır.
Kütahya çini bezeme geleneğinin daha geniş bitkisel sözlüğü de profilin motif kartlarında birlikte görünür kılınmaktadır. Bu repertuvar; gonca, gül, sümbül, lotus, şakayık, iris/süsen, gülhatmi, elma çiçeği, çuha çiçeği, papatya, dört ve sekiz yapraklı çiçek, kır çiçeği, palmet ve akantus gibi çiçek ve stilize bitki biçimlerini; hançer, saz ve çınar yapraklarını; kıvrık dal, bahar dalı ve asma dalını; nar, üzüm salkımı, kozalak, pıtrak, elma, badem, kiraz/vişne, haşhaş kozası ve biber gibi meyve-tohum formlarını; ağaç, hayat ağacı, servi, buğday başağı, kavak, köknar ve buta gibi bitki kökenli biçimleri kapsamaktadır. Bu geniş repertuvar, Üstünkaya’nın belgelenmiş kişisel seçkisini Kütahya çinisinin tarihsel bezeme çevresi içinde karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi mümkün kılmaktadır.
Eğitim ve Usta-Çırak Süreci
Üstünkaya’nın ilk öğrenme çevresi aile atölyesidir. Babası Mehmet Üstünkaya’nın yanında çalışmaya başlamış; desen, iş disiplini ve çini üretiminin temel görsel dilini bu ortamda edinmiştir. 1960’lı yıllarda Kütahya’daki farklı çini fabrikalarını dolaşarak ürünleri ve desenleri karşılaştırması, tek bir atölye repertuvarına bağlı kalmayan gözleme dayalı bir öğrenme biçimi geliştirmesini sağlamıştır.
1975’te Koç Vakfı’nın Kütahya’da düzenlediği kursta Muhsin Demironat ve Nezihe Bilgütay Derler’den ders almış; kurs sonunda düzenlenen yarışmada tabak ve pano dallarında üçüncülük elde etmiştir. Daha sonraki üretimlerinde Ahmet Gürel, Ahmet Şahin ve Hakkı Ermumcu gibi Kütahya çevresinin sanatkârlarından da etkilenmiştir. Bu süreç, aile aktarımı, kurumsal eğitim, ustaları izleme ve sürekli desen araştırmasının birlikte işlediği bir mesleki oluşum göstermektedir.
Gelenek Aktarımı
Gülseren Üstünkaya Öztuğcu
Server Sivri
Hafize Sarı Fedai
Belgin Pak
Ahmet Ercan
Vildan Günsoy
Gökhan Akça
Arif Dönmez
Nurcan Bileşik
Yıldız Dumlu
Yücel Helvacı
Medya, Sözlü Tarih ve Kamusal Görünürlük
2018 Anadolu Ajansı söyleşisi, aile içi üçüncü kuşak aktarımını Gülseren Üstünkaya Öztuğcu üzerinden ayrıntılandırmakta; onun çocukluk döneminden itibaren babasının atölyesinde yetişmesini ve mesleki bilgisini aile içinde sürdürmesini belgelemektedir. Aynı kayıt, baba-kızın 107 cm çapındaki büyük çini tabağı birlikte üretmesini aktararak tasarım, uygulama ve ölçek büyütme bilgisinin ortak çalışma içinde nasıl devredildiğini göstermektedir.
30 Ekim 2020 tarihli yüz yüze akademik görüşme, Üstünkaya’nın çocukluk eğitimi, 1975 Koç Vakfı kursu, teknik yenilikleri, motif tercihleri ve adı doğrulanmış öğrenci ağını aynı veri setinde birleştiren en kapsamlı sözlü tarih kaydıdır. Görüşme, iğne ve fırça ile kazıma, renkli astar, çift pişirme ve grift kompozisyon gibi üretim ayrıntılarını ustanın kendi anlatımıyla ilişkilendirmesi bakımından profilin temel akademik kaynaklarından biridir.
2020 AA/TRT kaydı, Üstünkaya’nın Kütahya çinisindeki bol renk, simetri ve özgün desen üretimine verdiği önemi kendi anlatımı üzerinden görünür kılmaktadır. Sanatçının uzun yıllar boyunca yeni desen üretmeye devam ettiğini vurgulayan bu kayıt, tekrar eden hazır kalıplar yerine kişisel kompozisyon geliştirmeyi esas alan tasarım yaklaşımını kamusal alana taşımaktadır.
2022 Anadolu Ajansı haberi, 120 cm çapındaki büyük çini tabağın çizim, boyama, sırlama ve fırınlama aşamalarını büyük ölçekli üretim bağlamında belgelemektedir. Eserde Kütahya ve Osmanlı bezeme repertuvarına dayanan motiflerin yeniden düzenlenmesi, Üstünkaya’nın geleneksel desen bilgisini anıtsal ölçekte nasıl uyguladığını göstermektedir. Haber ayrıca daha önceki 107 cm çaplı çalışmayla karşılaştırma yaparak ustanın ölçek bakımından ilerleyen üretim çizgisini izlemeye imkân vermektedir.
2023 Anadolu Ajansı ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi kayıtları, Hamza Üstünkaya Çini Tasarım ve Uygulama Atölyesindeki günlük eğitim faaliyetini, yaklaşık 15–20 kişilik öğrenci katılımını ve eğitimin ücretsiz yürütülmesini belgelemektedir. Üstünkaya’nın öğretim yaklaşımı hazır deseni kopyalatmaktan çok öğrencilerin kendi kompozisyonlarını geliştirmesine yönelmiştir. Böylece usta-çırak aktarımı, üniversite ortamında açık atölye ve uygulamalı tasarım eğitimi biçiminde kurumsal bir yapıya kavuşmuştur.
Ödüller ve Kurumsal Kayıtlar
1975 — Koç Vakfı'nın Türk çini sanatını geliştirme kursu sonunda düzenlenen Türkiye çapındaki yarışmada hem çini tabak hem de çini pano dallarında üçüncülük elde etti. Bu erken derece, özgün desenlerini ilk kez doğrudan fırça uygulamasına dönüştürdüğü dönemin belgeli göstergelerindendir.
2017 — Hamza Üstünkaya, 02.0042 numarayla Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri'ne Çini Sanatı alanında kaydedildi. Kayıt, yarım asrı aşan üretim, özgün teknik geliştirme ve kuşaklar arası aktarım pratiğinin kurumsal olarak tanınmasını temsil etmektedir.
11 Şubat 2020 — Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü Ankara'da düzenlenen törende kendisine takdim edildi. Ödül sonrasında Üstünkaya'nın özgün desenleri, büyük ölçekli eserleri ve eğitim faaliyetleri ulusal medyada daha görünür hâle geldi.
2021–2023 — Kütahya'da bir sokağa adının verilmesi ve DPÜ'de Hamza Üstünkaya Çini Tasarım ve Uygulama Atölyesinin açılması, ustanın adını kent belleği ile kurumsal sanat eğitimine kalıcı biçimde bağladı.
Uluslararası Etki ve Aktarım Ağı
Akademik görüşme kaydına göre Üstünkaya'nın çok sayıda eseri yurt dışındaki koleksiyonerler tarafından satın alınmıştır. Bu dolaşım, Kütahya merkezli üretimin özel koleksiyonlar aracılığıyla uluslararası alana taşındığını göstermektedir; ancak koleksiyonların tam listesi henüz yayımlanmamıştır.
2020 tarihli iki dilli desen kitabı, Üstünkaya'nın çizim repertuvarını Türkçe ve İngilizce bir yayın üzerinden kalıcılaştırmıştır. 402 sayfalık resmî katalog, Kütahya çini desenlerinin eğitim ve araştırma amacıyla yeniden kullanılabileceği kapsamlı bir görsel başvuru kaynağıdır.
Üstünkaya'nın Kütahya merkezli üretimi, kentin zanaat ve halk sanatları alanındaki yaratıcı şehir kimliğiyle aynı kültürel ekosistemde yer almaktadır. Ustanın tasarım, öğretim ve yayın faaliyetleri, yerel desen repertuvarını kent temsili ile ilişkilendiren bir aktarım modeli oluşturmuştur.
Miras ve Etki
Üstünkaya’nın mirasının en belirgin bileşeni, Kütahya desen repertuvarını tekrar etmek yerine yeniden üreten tasarım yaklaşımıdır. Her yeni desende farklı bir çözüm araması, geleneksel motifleri değişen renk ve kompozisyon ilişkileriyle birleştirmesi ve teknik yenilikleri öğrencileriyle paylaşması, kişisel üslubunu aktarılabilir bir bilgi alanına dönüştürmüştür.
Bu miras üç kanalda devam etmektedir: aile içindeki üçüncü kuşak üretim, adı belgelenmiş öğrenciler ve üniversite bünyesinde kurulan Hamza Üstünkaya Çini Tasarım ve Uygulama Atölyesi. Resmî desen kitabı, sanatçının çizim arşivinin seçilmiş bölümünü kalıcı bir başvuru kaynağına dönüştürürken, Kütahya’da bir sokağa ve bir atölyeye adının verilmesi ustanın kent belleğindeki yerini fiziksel mekâna taşımıştır.
Araştırma Boşlukları
Hamza Üstünkaya’nın biyografisi, teknik yenilikleri, motif tercihleri ve öğrenci ağı güçlü kaynaklarla izlenebilmektedir. Buna karşılık eser korpusunun nesne düzeyinde tamamlanması için üretim yılı, ölçü, teknik, motif, koleksiyon, sahiplik ve güncel konum bilgisini birlikte veren bütüncül bir katalog henüz açık kaynaklarda bulunmamaktadır. Özellikle yurt dışındaki koleksiyonlarda bulunan eserlerin kurumsal ve coğrafi dağılımı ayrıntılı olarak belgelenmeye ihtiyaç duymaktadır.
Desen arşivinin büyüklüğü de tarih ve sayım yöntemine göre farklı biçimlerde aktarılmaktadır. 2023’te Üstünkaya yaklaşık 7.000 üretimden söz etmiş; 2020 görüşmesine dayalı akademik metinde gün ışığına çıkmamış desenlerin 10 bine yaklaşabileceği tahmin edilmiştir. Gelecek kataloglama çalışmalarında uygulanmış desenler, kâğıt üzerindeki tasarımlar, yayınlanmış desenler ve tamamlanmış çini eserlerin ayrı veri kümeleri olarak sayılması, bu farkın açıklığa kavuşturulmasını sağlayacaktır.


































