Biyografi
Hasan Tuluk, 16 Mayıs 1943’te Çorum’da doğmuştur. Çocukluk yılları, Çorum Bakırcılar Arastası’nın üretim kültürü içinde geçmiş; bakır, demir ve el işçiliğiyle erken yaşta tanışmıştır. Babası Hıdır Tuluk’un bakırcılıkla ilişkisi ve arastadaki zanaatkâr çevresi, metal malzemeyi gündelik yaşamın doğal bir parçası olarak tanımasını sağlamıştır.
1963–1967 yılları arasında Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Metal İşleri Bölümünde eğitim görmüştür. Teknik resim, ölçülendirme, metal şekillendirme ve öğretim yöntemleri üzerine kurulu bu eğitim, sanat üretiminin teknik temelini güçlendirmiştir. Meslek yaşamı boyunca öğretmenlik ile metal sanatını birlikte sürdürmüş; 1979’dan itibaren Çorum’daki eğitim ve kültür çevresinde etkin rol üstlenmiştir.
1968’den sonra Anadolu’nun kırsal yaşamı, köy mimarisi, çiftçiler, harman yerleri ve tarihsel yapılar Tuluk’un üretiminde belirgin bir tema hâline gelmiştir. Metal rölyef ve maketler, bu kültürel çevreyi üç boyutlu ve kalıcı bir anlatı sistemine dönüştürmüştür. 2021’de Metal El İşçiliği Geleneği alanında 02.0056 numarasıyla Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne alınması, altmış yılı aşan üretim ve aktarım birikiminin ulusal ölçekte tanınmasını sağlamıştır.
Ustalık Alanları
Döküm ve Mimari Metal Ustalıkları
El Sanatı Profilini İnceleMetal Rölyef, Yüzey Dövme ve Mimari Maket Ustalığı
El Sanatı Profilini İnceleTeknik Repertuar
Malzemeler ve Araçlar
Hasan Tuluk’un metal üretiminin çekirdek malzemelerini bakır, demir ve pirinç oluşturmaktadır. Bakır, yüksek sünekliği sayesinde rölyef ve yüzey dövme işlemlerinde ayrıntılı kabartma, germe ve yönlendirmeye olanak vermektedir. Pirinç, sarı metal tonu ve yüzey parlaklığıyla dekoratif ayrıntılarda; demir ise sıcak şekillendirme, ferforje ve daha yapısal metal elemanlarda öne çıkmaktadır.
Metal rölyef ve levha işçiliğinde ana malzemenin yanında kabartmayı destekleyen yardımcı malzemeler de kullanılmaktadır. Bakır levha ve sac/çelik levha, rölyefin doğrudan işlendiği yüzeyi oluştururken; kurşun, zift, kum veya lastik gibi altlıklar levhanın darbe sırasında kontrollü biçimde esnemesini sağlamaktadır. Desenin yüzeye aktarılmasında karbon kâğıdı ve işaretleme malzemeleri kullanılmakta; yüksek kabartma çalışmalarında zırnık gibi dolgu bileşenleri çalışma yüzeyini desteklemektedir.
Yüzey bitirme ve koruma aşamasında zımpara ve diğer aşındırıcılar çekiçleme sonrasında oluşan çıkıntıların, çapakların ve yüzey düzensizliklerinin giderilmesine yardımcı olmaktadır. Vernik, tamamlanan metal yüzeyin oksidasyon ve dış ortam etkilerine karşı korunmasında kullanılan son kat malzemelerindendir. El aletlerinin bakımında kullanılan yağlar ise özellikle kabartma kalemleri ve zımbaların temiz, kontrollü ve paslanmadan saklanmasına katkı sağlamaktadır.
Araç repertuvarının merkezinde farklı ağırlık ve ağız biçimlerine sahip çekiçler bulunmaktadır. Kabartma kalemleri ve zımbalar, metal yüzeyde çizgi, doku, çukur ve kabartı üretmek için çekiçle birlikte kullanılmaktadır. Sıvama çekici ve sıvama örsü daha geniş yüzeylerin hacimlendirilmesinde; çalma kalemi ve sivri çelik kazıma kalemleri çizgisel bezemenin oluşturulmasında görev yapmaktadır. Eğe, törpü ve zımpara takımı, kenar ve yüzey bitirme işlemlerini tamamlamaktadır.
Metal makası levhanın kesilmesini; pense, kargaburun ve mengene küçük parçaların tutulmasını, bükülmesini ve sabitlenmesini sağlamaktadır. Pergel, cetvel, gönye ve diğer markalama takımları özellikle mimari maketlerde ölçek, açı ve simetri kontrolü için önem taşımaktadır. Tahta ve plastik kalemler desen aktarımında metal yüzeye zarar vermeden çalışma imkânı sağlarken, tavlama/ısıl işlem ocağı çekiçleme sonucunda sertleşen metalin yeniden işlenebilir hâle getirilmesinde kullanılmaktadır. Bu araç ve yardımcı malzeme sistemi, Tuluk’un el emeğine dayalı metal üretiminin teknik çevresini ayrıntılı biçimde açıklamaktadır.
Üslup ve Estetik Dil
Hasan Tuluk’un estetik dili, Anadolu’nun gündelik yaşamını ve mimari belleğini metal yüzeyde kalıcılaştırmaya dayanmaktadır. Köy evleri, çiftçiler, harman yerleri ve anıtsal yapılar, kültürel sürekliliği temsil eden sahneler hâline gelmektedir. Teknik çizim kökenli ölçülülük ile el işçiliğinin organik yüzey etkisi aynı kompozisyonda birleşmektedir.
Rölyef ve maketlerde ayrıntı yoğunluğu belirgindir. Cephe, pencere, kubbe, minare, çatı, insan figürü ve gündelik kullanım nesneleri küçük ölçekte dahi okunabilir biçimde şekillendirilmektedir. Metalin doğal rengi, kabartma derinliği ve yüzeyde kalan çekiç izleri eserin plastik etkisini güçlendirmektedir.
Tuluk’un üretiminde metal, kültürel hafızayı taşıyan bir anlatım malzemesine dönüşmektedir. Anadolu’nun kırsal yaşamı ve mimari çevresi, dayanıklı metal yüzey aracılığıyla uzun süreli bir görsel kayıt niteliği kazanmaktadır.
Eserler / AES Korpusu
Hasan Tuluk’un yaklaşık seksen eserden oluşan üretim korpusu, metal rölyef ile mimari ve etnografik maketleri aynı anlatı çizgisinde birleştirmektedir. Köy evleri, çiftçiler, harman yerleri, geleneksel sokaklar, çeşmeler ve anıtsal yapılar, bakır ve diğer metal levhaların dövülmesiyle küçük ölçekli kültürel sahnelere dönüştürülmektedir.
Korpusun en kapsamlı eserlerinden biri Mimar Sinan’ın Selimiye Camisi’ni 1/100 ölçekte yeniden kuran metal makettir. Yaklaşık altı yıl süren üretim, mimari oranların küçültülmesini, yüzey detaylarının tek tek işlenmesini ve çok sayıda parçanın bütüncül bir konstrüksiyonda birleştirilmesini gerektirmiştir. Kubbe yüzeyindeki yoğun çekiç işçiliği, Tuluk’un sabır ve ölçek kontrolüne dayanan çalışma disiplinini görünür kılmaktadır.
2024’te açılan Hasan Tuluk Etnografik Eserler Koleksiyonu, bu eser dünyasını daha geniş bir kültür arşiviyle bir araya getirmiştir. Köy yaşantısı, Çorum bakırcılığı, 1950’lerin ev yaşamı ve metal atölyesi aynı mekânsal kurgu içinde sunularak Tuluk’un eserlerinin beslendiği kültürel çevre doğrudan görünür hâle gelmiştir.
Sergiler
Hasan Tuluk’un eserleri toplam 49 sergide izleyiciyle buluşmuş, bunların altısı yurt dışında gerçekleştirilmiştir. Sergi pratiği, Çorum merkezli metal üretimini hem Türkiye’deki sanat çevrelerine hem de Avrupa’daki el sanatları platformlarına taşımıştır.
1991’de Paris’te düzenlenen Les Mains d’Or etkinliğine şeref konuğu olarak katılmıştır. 1996’da Lyon yakınlarındaki Fontaines-sur-Saône’da gerçekleştirilen 3. Altın Eller Bienali, Tuluk’un uluslararası sergi kariyerinin en önemli duraklarından biri olmuştur. Aynı etkinlikte hem halk oylamasında hem uzman jüri değerlendirmesinde birincilik elde etmiştir.
1998’de Köln’de Cumhuriyetin 75. yılı kapsamında düzenlenen Türk Haftası’na davetli olarak katılmıştır. Bu sergiler, metal el işçiliğini Anadolu kültürüyle birlikte uluslararası izleyiciye sunan önemli temsil alanları oluşturmuştur.
Motif Repertuarı
Hasan Tuluk’un kişi-özel eser repertuvarında İnsan Figürü doğrudan belgelenmektedir. Çiftçiler, köy sakinleri ve üretim hâlindeki insanlar; Anadolu yaşamını konu alan maket ve rölyeflerde iş, üretim ve mekân ilişkisini görünür kılan temel figüratif öğelerdir. Köy evleri, camiler, kubbeler, minareler, çeşmeler ve geleneksel yapı elemanları da Tuluk’un kompozisyonlarında kültürel peyzajın anlatı bileşenleri olarak kullanılmaktadır.
Türk metal sanatının daha geniş bezeme repertuvarı bitkisel, geometrik, figürlü, göksel ve nesne kökenli motiflerin birlikte kullanılmasına imkân vermektedir. Bitkisel grupta Hatâyî, Penç, Palmet, Rûmî, Lotus, Akantus, Lale, Gül, Karanfil, Sümbül, Şakayık, Hançer Yaprağı, Saz Yaprağı, Çınar Yaprağı, Kıvrık Dal, Bahar Dalı, Asma Dalı, Nar, Üzüm Salkımı, Kozalak, Ağaç, Servi ve Hayat Ağacı metal yüzeye kabartma, kazıma, çalma ve dövme teknikleriyle uygulanabilmektedir. Bu motifler, tekil öğe olarak kullanılabildiği gibi kıvrık dal sistemleri, bordürler ve merkezî kompozisyonlar içinde de düzenlenebilmektedir.
Figürlü metal bezemede Kuş, Kartal, Çift Başlı Kartal, Tavus Kuşu, Güvercin, Aslan, Geyik, At, Koç, Kurt, Ceylan, Pars, Balık, Yılan ve fantastik yaratıklar tarihsel repertuvarın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ejder, Grifon, Hüma, Sfenks ve Siren gibi figürler özellikle Ortaçağ Türk-İslam sanatında mimari ve taşınabilir eser bezemelerinde farklı malzemelere aktarılmıştır. Koç Boynuzu ve Koç Başı gibi biçimler ise hayvansal referansla geometrik soyutlama arasında yer alan düzenlemelerdir.
Geometrik repertuvar; Daire, Halka, Rozet/Gülbezek, Üçgen, Kare, Dikdörtgen, Eşkenar Dörtgen, Dama, Altıgen, Sekizgen ve çokgen sistemleri kapsamaktadır. Beş, altı, sekiz, on, on iki ve çok kollu yıldızlar; yıldız geçmeleri ve merkezî rozetlerle birlikte metal yüzeyde güçlü simetri düzenleri oluşturmaktadır. Spiral, C ve S kıvrımları, karşılıklı kıvrım, Burma, Saç Örgüsü, Zikzak, Şevron, Şerit, Testere Dişi, Zencerek/Geçme, Suyolu ve Baklava gibi bordür ve yüzey örgüleri, levha işçiliğinde tekrar eden ritmik bezeme sistemleri olarak uygulanabilmektedir.
Rûmî ailesi, metal bezemenin kıvrımlı ve dallanan kompozisyonları için ayrı bir önem taşımaktadır. Sade, Dilimli, Hurdeli, Sarılma, Kanatlı ve Sencide Rûmî varyantları; Palmet, Hatâyî ve kıvrık dal sistemleriyle birleşerek merkezî veya bordür düzenleri oluşturabilmektedir. Çintemani, Buta, Çarkıfelek, Münhanî ve Şemse gibi geleneksel kompozisyonlar da metal yüzeyde kabartma ve kazıma teknikleriyle uygulanabilecek repertuvar içindedir.
Göksel ve doğal motiflerde Güneş, Ay, Göksel Yıldız, Ay-Yıldız, Hilal, Bulut, Dalga ve Alev; nesne ve işaret kökenli motiflerde ise İbrik, Ayna, Kandil, Vazo, Ok ve Yay, Kılıç, Zülfikar, Çengel, Bıçak, Bayrak ve Damga/Tamga öne çıkmaktadır. Bu geniş motif havuzu AES profilinde metal alanının contextual repertuvarı olarak sunulmakta; Hasan Tuluk’a doğrudan kişi-özel bağ yalnız eserleriyle belgelenen İnsan Figürü ve Anadolu yaşam sahnelerinde kurulmaktadır.
Eğitim ve Usta-Çırak Süreci
Hasan Tuluk’un metal sanatındaki gelişimi aile, zanaat çevresi ve örgün teknik eğitimin birleşimiyle biçimlenmiştir. Çorum Bakırcılar Arastası’ndaki üretim ortamı, metalin dövülmesi, biçimlendirilmesi ve yüzeyde iz bırakmasıyla ilgili ilk görsel ve işitsel hafızayı oluşturmuştur. Babası Hıdır Tuluk’un bakırcılık geçmişi de bu erken zanaat ilişkisinin aile içindeki karşılığını güçlendirmiştir.
Çorum Sanat Okulunda demircilik, tesviyecilik ve marangozlukla tanışması, uygulamalı zanaat bilgisini kurumsal eğitime taşımıştır. Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Metal İşleri Bölümündeki 1963–1967 dönemi ise teknik resim, ölçülendirme, metal şekillendirme ve pedagojik formasyonu bütünleştirmiştir. Bu birikim, sonraki mimari maketlerinde görülen oran, ölçek ve konstrüksiyon hassasiyetinin temelini oluşturmuştur.
Tuluk’un sanatsal yöneliminde aile içi yaratıcı etkileşim de önemlidir. Ağabeyinin yönlendirmesi, rölyef çalışmalarından üç boyutlu maket üretimine geçişinde etkili olmuştur. Böylece geleneksel zanaat çevresinde edinilen malzeme bilgisi, teknik öğretmenlik eğitimi ve aile içi tasarım etkisi aynı üretim dilinde birleşmiştir.
Gelenek Aktarımı
Hitit Üniversitesi Güzel Sanatlar Öğrencileri
Hitit Üniversitesi Geleneksel El Sanatları Öğrencileri
Bilge Kağan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencileri
Medya, Sözlü Tarih ve Kamusal Görünürlük
Televizyon ve Radyo: TRT ve farklı yayın organlarında gerçekleştirilen söyleşiler, Hasan Tuluk’un Bakırcılar Arastası’nda başlayan metal ilişkisini, öğretmenlik yaşamını, rölyef ve maket üretimini kamuya aktaran sözlü tarih kayıtları oluşturmuştur. Bu yayınlar, atölye deneyiminin kişisel anlatı üzerinden belgelenmesini sağlamaktadır.
Üniversite Söyleşileri ve Görsel Arşiv: Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen “Sanatın Sesi” ve Resim Bölümü buluşmalarında Tuluk; malzeme, teknik, yapım süreci, eser muhafazası ve kültürel miras yaklaşımını öğrencilerle paylaşmıştır. Sanatçının yaşamı ve eserleri üzerine hazırlanan kısa film ve sunumlar, yazılı kaynakları görsel-sözlü belgeyle tamamlamaktadır.
Yayınlar: Meslek Resim (1994) ve Türk Süsleme Sanatları İçinde Metal Sanatı (2008), Hasan Tuluk’un teknik öğretmenlik birikimini kalıcı yazılı kaynaklara dönüştürmektedir. Bu yayınlar teknik çizim, metal sanatı ve süsleme bilgisinin atölye dışındaki eğitim ortamlarına aktarılmasına katkı sağlamaktadır.
Ödüller ve Kurumsal Kayıtlar
2021 Yaşayan İnsan Hazineleri: Hasan Tuluk, Metal El İşçiliği Geleneği alanında 02.0056 envanter numarasıyla Türkiye Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne alınmıştır. Ödül 11 Ocak 2022’de düzenlenen törende takdim edilmiştir. Bu kayıt, altmış yılı aşan metal üretimi, teknik öğretmenlik ve kültürel miras aktarımının ulusal ölçekte tanınmasını ifade etmektedir.
1996 Lyon / Fontaines-sur-Saône — Halk Birinciliği: 3. Altın Eller Bienali’nde beş ülkeden 41 sanatçının 120 eseri arasında Hasan Tuluk’un çalışması halk oylamasında birinci olmuştur. Sonuç, Anadolu kültürünü metal rölyef ve maket diliyle aktaran üretimin uluslararası izleyici tarafından doğrudan karşılık bulduğunu göstermektedir.
1996 Lyon / Fontaines-sur-Saône — Jüri Birinciliği: Aynı bienalde sanat otoritelerinden oluşan jüri Hasan Tuluk’u birincilik madalyasına layık görmüştür. Halk ve uzman jüri değerlendirmelerinin aynı sanatçıda birleşmesi, Tuluk’un teknik metal işçiliği ile kültürel anlatıyı bir araya getiren yaklaşımının uluslararası düzeyde güçlü biçimde tanındığı bir dönüm noktasıdır.
Uluslararası Etki ve Aktarım Ağı
1991 Paris — Les Mains d’Or: Hasan Tuluk’un etkinliğe şeref konuğu olarak davet edilmesi, Çorum merkezli metal üretiminin Avrupa el sanatları çevresinde görünürlük kazandığı önemli bir aşamadır. Anadolu kültürünü konu alan metal maket ve rölyefler, yerel kültürel içeriği uluslararası bir el sanatları platformuna taşımıştır.
1996 Lyon / Fontaines-sur-Saône — 3. Altın Eller Bienali: Tuluk’un hem halk oylamasında hem uzman jüri değerlendirmesinde birincilik kazanması, teknik ustalık ile kültürel anlatının uluslararası ölçekte birlikte değerlendirilmesini sağlamıştır. Bu sonuç, sanatçının kariyerindeki en güçlü dış tanınırlık eşiklerinden biridir.
1998 Köln — Türk Haftası: Cumhuriyetin 75. yılı kapsamında düzenlenen etkinliğe davetli katılım, Hasan Tuluk’un eserlerini Türkiye’nin kültürel temsili bağlamında Avrupa izleyicisiyle buluşturmuştur. Paris, Lyon ve Köln hattı birlikte değerlendirildiğinde, Tuluk’un uluslararası dolaşımı yerel zanaat bilgisini kültürel temsil ile birleştiren süreklilik göstermektedir.
Miras ve Etki
Hasan Tuluk’un kültürel miras çalışmaları metal eser üretiminin ötesine uzanmaktadır. Çorum Belediyesi tarafından uygulanan Yitik Mirası Canlandırma Projesi’nde danışman olarak görev almış; soku, arsana, çamaşır taşı, tarihî sokak çeşmesi ve geleneksel yaşamı temsil eden figürlerin kamusal mekâna yeniden kazandırılmasına katkı sağlamıştır. Projenin açık hava müzesi niteliğindeki bölümünün Hasan Tuluk Kültür Parkı adını taşıması, sanatçının kent belleğiyle kurduğu ilişkinin kalıcı bir göstergesidir.
Hasan Tuluk Etnografik Eserler Koleksiyonu; köy yaşamı, Çorum bakırcılığı, 1950’lerin ev kültürü ve metal atölyesini aynı mekânda buluşturmaktadır. Bu yapı, zanaat bilgisini yalnız bitmiş eserlerle değil, üretim çevresi, araçlar ve gündelik kültürle birlikte korumaktadır.
Tuluk’un Çiğdem Aşı / Çiğdem Gezmesi geleneğinin yeniden canlandırılmasına verdiği katkı, miras anlayışını metal işçiliğinden kent kültürü ve çocuklara yönelik kültürel aktarıma genişletmektedir. Sanat, eğitim ve yerel bellek aynı kültürel süreklilik modeli içinde birleşmektedir.
Araştırma Boşlukları
Hasan Tuluk’un üretim dünyası, yaklaşık seksen eseri kapsayan geniş bir metal rölyef ve maket korpusuna dayanmaktadır. Eserlerde tarih, mimari, kırsal yaşam, insan figürü ve yerel üretim kültürü aynı anlatı düzleminde birleşmektedir. Selimiye Camisi maketi gibi büyük ölçekli çalışmalar, teknik çizim, ölçülendirme, konstrüksiyon ve yoğun yüzey dövme bilgisinin birlikte kullanıldığı karmaşık üretim süreçlerini göstermektedir.
Metal yüzeylerin korunması, Tuluk’un eserlerinin uzun vadeli devamlılığı açısından önemli bir teknik konudur. Bakır, pirinç ve demirin farklı oksidasyon davranışları; patina, yüzey temizliği, nem kontrolü ve fiziksel muhafaza yöntemlerini doğrudan etkilemektedir. Eserlerin sergileme ve depolama koşulları, yüzey karakterinin ve çekiç izlerinin korunmasında belirleyici rol oynamaktadır.
Tuluk’un öğretmenlik, üniversite dersleri, mesleki eğitim buluşmaları ve kültürel miras projeleri, metal sanatının aktarımını geniş bir toplumsal çerçeveye taşımaktadır. Eser korpusu, eğitim ağı ve kent belleği çalışmaları birlikte değerlendirildiğinde, Hasan Tuluk’un pratiği metal işçiliği ile kültürel miras pedagojisini birleştiren bütüncül bir model oluşturmaktadır.

























